İzsiz
İşte tam orada...
Yıllardır aynı uğursuz geceye kök salmış çınarın ardında,
Gecenin kendi koynuna almaktan çekindiği
Solgun bir suret bekliyor.
Köklerinde kala kalmış bir nefesin
Henüz gerçekleşmemiş son vedası...
Ve gölgesi...
Evin tenine işlenmiş
Eski bir matem gibi uzanıyor.
Ne bir bedenden ayrılmış,
Ne de bir bedene kavuşuyor.
Kilidi kuvvetli kapılardan girilen bu evde,
Aynada kendine çeki düzen veren
Yarım yüzyıllık bir serseri.
Mahzeninden iniltiler geliyor,
Odalarda dolaşır sesleri.
Ne vakit susmaya niyet etse,
Dudaklarında dirilir yeniden izleri.
Ocağı sönmüş mutfağında, çıt çıkmıyor,
Kefeniyle gelen misafire açılır sandalye.
Ölünün iştahı var, dirinin boğazı düğüm,
Gitmeyecek, biliyorum; Aklım kördüğüm.
Koridorun sonunda yarım kalmış bir adım,
Ne geleni gördüm, ne gidişini duydum.
İçime uzayan o karanlık,
Ben saklandıkça yerimi buldum.
Odanın ortasında gömülü bir ağıt,
Aynalarda çatlayan bir yakarış.
Bizi dışarı taşımış bir çift tabut,
Kapıyı içeriden kilitlemiş son ayrılış.
Gıcırdıyor içine inilmiş merdivenleri,
Saatleri buz gibi, yol almıyor zaman.
Kurumuş gözlerle bakıyor, sürüklenirken kefeni.
Fısıldıyor duvarlar; Çürüdü canan...
Kim dokundu omzuma?
Kim ağladı arkamda?
Sen misin gelen, yoksa
Ben miyim hâlâ o odada?
Zamanın sustuğu o meşum an,
Bir ömür içimde mühürlü kalan.
Sendin kaçamadığım o zindan,
Kurtar beni bu büyük günahtan.
İşte tam orada...
Bedeni gömülü o çınarın ardında...
Baharları tükenmiş bir kadın bekliyor...
Ne bir adamın hatırası var toprağında,
Ne de geldiği yöne ait bir iz.
Yalnızca...
Ben her gece biraz daha yaklaşıyorum, izsiz.
Gürsel UçarKayıt Tarihi : 3.11.2026 17:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"İzsiz", delicesine sevdiği kadını kaybettikten sonra akıl sağlığını yitiren 50 yaşındaki bir adamın trajik zihinsel yıkımını konu alır. Sıradan bir yas sürecinin çok ötesine geçen bu kayıp, adamın yaşadığı evi zamanın buz tuttuğu tekinsiz bir arafa dönüştürür. Evin odalarında kaybettiği kadının hayalini somut bir kabus gibi ağırlamaya başlayan adam, bir yandan bu marazi özleme sığınırken diğer yandan kendisini tüketen bu zihinsel zindandan ve hayaletten kurtulmak için çaresizce çırpınmaktadır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!