Siz sanıyorsunuz ki sedirinizdir dizim
İdare lambasıyım kısılın yanıma
Her gece böyle giriyorum konumuza
Konusuna ağlayan ne yazarlar sildim
Bakmayın kendime yeni kahramanlar aradığıma
İlk aklınıza gelen doğrudur
Burası İstanbul' dur
Ve müdahale ediyordur romanlara
Beni de ağlattınız akşam akşam
Müzedeydim bir tarihi geziyordum kapanmakta olan
Sessiz ürpertili ve loştunuz
Ziyaretçisine açılan ne heykeller gördüm
Kımıldasam irkiliyordunuz
Bakmayın kendime taze başlangıçlar aradığıma
Çağları yenileyen bu şehirdir biliyorsunuz
Siz sanıyorsunuz ki gül kökünden bir pipodur ağzım
Bir çekimlik haşhaşım keşke hiç alışmasanız bana
Her gece böyle dökülüyorum ufkumuza
Her gece güneş tam bir nisyan ile battıktan sonra
Şairine ağlayan ne konular buluyorum
Varını yoğunu üşümeye yatırıyor evsizler
Hainim ellerinden alıyorum
Ah ilhamsız ah perisiz sokaklar
Darsınız sıkıntılısınız bir göz gibi seğiriyorsunuz bulutlara
Sağanaklar da biliyor, isim değil iklim değil şehir değil yakalandıkları
Bir hülya bir heybet bir mavera
Kalenize çekiyorsunuz ya beyzadem
Kalebent ediyorsunuz ya
Gümüş bir mızrağın ucunda salıyorsunuz başımı burçlara
Bakmayın kendime yeni yağmurlar aradığıma
Hangimizin yağdığı önemli mi
İstanbul birikiyordur şimdi mazgallara
Siz sanıyorsunuz ki cumbalı bir evdeyim kafesteyim
Galata Kulesi' ndeyim Hezarfen' im boşluğa bırakıyorum kendimi
Ayasofya' dayım kaderimi tekrarlıyorum demir bir sandukada
Göğsümdeki yılanları lanetliyor kral babam
Hero' yum aşka yasaklı kadın kollarıma az kala ölüyor sevgilim
Yağlı boya bir tablodayım saraylara sokuluyorum avlulara
En eski mesiredeyim can buluyorum karşılaşırız umuduyla
Göksu' dayım mirim sandaldayım sefadayım
Hattatlara ısmarlıyorum adınızı yüzünüzü nakkaşlara
Bakmayın kendime yeni mihraplar aradığıma
Aklınıza ilk gelen doğrudur
Burası İstanbul' dur
Ve müdahale ediyordur bakışlara
Dünyanın ilk aşk şiirini bir kadın yazmış, nazlı kız
Aklım almıyor o tarihlerde henüz düz bir tepsi değil miydi dünya
Kadınmış şiir yazmış dünyanın ilk aşk şiirini yazmış ne cüret
Her gece böyle yakalanıyorum sonumuza
Her gece Kız Kulesi' nde sevgilisini bekleyen
Antik bir şiiri düşünerek
Sararmış mıdır solmuş mudur hangi raftadır
En gizli sırlarını açıyor mudur uğradığı her limandan
Sadece eşine mektup yazan kaptana
Kaç adımlık mesafedesiniz hüner sözlüm
Mürekkep gibi devriliyorsunuz o satırlara
Bırakın dinlemeyin artık şarkımızı
İstanbul sızıyordur şimdi gramofonlara
Çengi gözlüm
Külçe dudaklım
Bakmayın sizi en dişi tabirlerle çağırdığıma
Aklınıza ilk gelen doğrudur
Burası İstanbul' dur
Ve müdahale ediyordur aşklara
Kayıt Tarihi : 23.3.2006 10:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Şiir için teşekkürlerimi ve sevgilerimi bırakıyorum sayfanıza.
İstanbul sevdadır, sevda zorluklar saklasa da, hep heyecanı barındır yüreğinde. Sevgili ile her randevu yeni bir heyecan yeni umutlara gebe...
***********************
sevgilinin gözlerinde İstanbul,
ah İstanbul sevgili bize
Galata'da bir martı kanadı kuşbakışım
ince belli bardakta demli çay kadar sevdalım
Bir çığırtkan edasında Mahmut paşa
hani, payton tekerleri altında eriyen Arnavut kaldırımlarım
ya küfesinde pazar taşıyan hamallarım
ne lezzetliydi askısından aldığım yoğurtlarım
nerede kaldı kokusunda peşin sıra sürükleyen kadınların
her gün batımında raksını seyrederim Haliç'te yakamozların
vapur düdüğü çığlıklarda kırışılır martıyla simit
kalmadı bir tek çınar altı, serinleyeyim
Sen aşksın İstanbul, ah aşk sen
Sende kırlaşan saçlarıma, bilmem ki ne etsem..........Bülent BAYSAL
************************
Şiir bana bunları yazdırdı... Gecenin bu saatinde...
Güzel şiirinizi ve yüreğinizi kutluyorum.
Saygılarımla.
TÜM YORUMLAR (37)