Karaya oturdu bu Koca gemi
Klavuz perişan, kaptan perişan
Oldu çar çakalın en kolay yemi
Klavuz perişan, kaptan perişan.
Ömür dediğin ne gelip geçiyor
İnsan çevresine neşe saçıyor
Vakti dolan bir kefenle göçüyor
Şimdi kabir denen sır'a giderim.
Bir gönülde yatan aslan yerini
Çakala kaptırma pişman olursun
Uyup da şerefsiz, adi olana
Aldanma, yanılma pisman olursun.
***
Kuyunu kazdırma sinsi yılana
Kapımı çalacak ani misafir,
Ha geldi gelecek diye beklerim,
Önümde,arkamda,sağım-solumda,
Ha geldi gelecek diye beklerim.
**
Fani olanların en hazin sonu,
İcat eden etmiş, bulmuş parayı
O zaman içlere sokmuş karayı
Perişan eyliyor hep fukarayı
Napolyon boşuna dememiş gardaş.
***
Çoğunu yoldan çıkartır
Çoğuna bön bön baktırır
Çoğunun boynun büktürür
Şu para denilen illet.
***
Dostlar etrafta fırlanır
Nasıl yerim der kıvranır
Seni tam bir derya sanır
Paralı olduğun zaman.
***
Boşuna aldanıp bakma yoluma
Diyormuşun gibi davranıyorsun
Sonra kaş altından bakıpta bana
Çıkıp gelse diye kıvranıyorsun.
Geç oradan ey serseri
Oyuncağın değilim ben
Sanııyorsun beni deli
Oyuncağın değilim ben.
Elciler var idi ırgat başında
Emzikli bebekler anne döşünde
Daha tan atmadan her kes işinde
Hepimiz bir yana koşardık gardaş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!