(Azra Bebeğe)
Duydum ki fidanım meyveyi vermiş
O minik gözleri ağıtla açmış
Anaya, babaya neşeler saçmış
Hoş geldin güzelim, hoş geldin gülüm.
Şu zaman tünelinde yürürken adım adım
Bir yolun sapağında O güzele rastladım
Görünce cemalini o an şaşa kalmıştım
O an, o dakikada kalbimi çaldırmıştım.
***
Elini tuttuğumda titremişti bedeni
Sana yazacağım şu anki şiir,
Belki ilaç olur, belki de zehir.
Yanından aksa da koca bir nehir,
Yıkansan günahın af olunur mu?
*** *** ***
Bir anlık nefsinin esiri oldun,
Siyah belikleri sal omuzundan
Salınsın aşağı, gel desin bana
Öyle hareketler sergile ki can
Koklanacak gülüm var desin bana.
***
Yanakların al, al olsun kızarsın
HA GARDAŞ
Hiç bir haslet kalmadı eski günlerimizden
Bir çamur yığınının altında çöküp gitti
Ne ülkü, Ne ideal sanki bir rüya gibi
Hain eller yüzünden eridi, bitip gitti.
***
Bir sayfa kapatıp, bir sayfa açtık
Taze bir gül ile neşeler saçtık
Huzur, mutlulukla biz bizden geçtik
Yeni bir bahara erdik vesselam.
***
An oldu dikenler acıttı eli
YARABBİ
Açtım ellerimi yalvarıyorum,
Ülkeme huzur ver n’olur Yarabbi,
Sahipsiz görünüm pek hoş olmuyor,
Hayırlı sahip ver. N’olur Yarabbi.
***
Mihrabı andıran kaşın altından
Huşu ile bakan göze vurgunum
Adeta mühürlü dudaklarından
Seviyorum diyen sese vurgunum.
***
Hayranım beline ince bir sütun
Emekleyip, yürüyerek
Meyveleri yetirerek
Yanıp, tütüp, eriyerek
Kıvamlanıp pişeceğim.
**
Dost, ahbaplar edinerek
Yalnız mı Kaldın?
Terk etti de seni sevdiğin, dostun,
Benim gibi böyle yalnız mı kaldın?
Boşa çıkmış gibi bütün emeğin,
Benim gibi böyle yalnız mı kaldın?
***




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!