Meyve yüklü ağaç
Daldı Aziz Sancar
Kovandı, petekti
Baldı Aziz Sancar
Bilim kapısını
Çaldı Aziz Sancar
İçi boş bir tenekenin
Nasıl da çok çıkar sesi
Öz konuşun, az konuşun
Benden size söylemesi.
Bekliyorken, biçare
Çatırdadı minare
Buna yok mu bir çare?
Az önce deprem oldu.
Az önce, demin demin
Gece gündüz dikiliyorum cama
Yolunu gözlemek iş oldu bana
Beklemek de hayata dair ama
Ya Azrail kapıma dayanırsa.
Bilmem kin tutmayı , ne garez ne kin
Şunu hiç unutma; baban giderse:
Hayata bağlandığın bağın gider
Sırtını yasladığın dağın gider
Düştüğün zaman , tuttuğun el gider
Sana her an dua eden dil gider
Yanağındaki masum gülüş gider
Baba ocağı ki gerçek ocakmış
Annenin kucağı gibi sıcakmış
Hiç merak etme dünya kaç bucakmış
Baban öldüğünde anlarsın yavrum.
Onlu günler gelir geçer gözünden
Güneş dağların arkasına zula
Gün biter
Gözlerin aydınlatır geceyi
Hasret kaldığım
Gülüşün kalır bende
Tıpkı sen misali sürüklenir bulutlar
Etrafınızı sevgiyle kuşatın
Kalbinizde hep sevgiyi yaşatın
İyilik edin de denize atın
Balık bilmezse Halik bilir, derler.
Hem de nasıl bir bilseniz
Bana acil para lazım
Şöyle helalinden temiz
Bana acil para lazım.
Kulaklarım her an seste
Çiçeğini kokladım
Baş ucumda sakladım
Kendime yasakladım
Bana artık gülmek.
Sabahın körü, erken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!