Tebessümün çok olsun daima gül
Yılanı yola getirmiş tatlı dil
Bülbül vazgeçmez, dikenli diye gül
Dönme bildiğin yoldan, yıldırmasın çöl
Akar su gibi ol veyahut bir göl
Olmayanla paylaş, ekmeğini böl
Mevzilerde devleşince ne hoştun
Bir Hamza misali coştun da coştun
Şehitlerle aynı cephede koştun
Yiğit Gazi'm: Vatan sana minnettar.
Kürşat atan gibi tarih yazandın
Bakma öyle yıkıldık
Otur şöyle yıkıldık
Olduk böyle yıkıldık
Sorma ustam yıkıldık.
Ustam sordu yıkıldı
Kan kustum da kızılcık şerbeti dedim
Zehrimi yüreğime döktüm yıllaca
Güçlü görünmek için çaba harcarken
İçten içe yıkıldım, çöktüm yıllarca.
Gülmese de yüzüm, kalmasa da tadım
Yıkılsın İsrail, diye başlayan
Bir şiir yazmak geliyor içimden
La havle ve la kuvvete, çekip de
Kükreyip kızmak geliyor içimden.
İsmail MALATYA kızdın ne için?
Kutlayan kutlasın beyler
Ben yıl başını kutlamam.
Bize terstir böyle şeyler
Ben yıl başını kutlamam.
Kesmem hindi, çam ağacı
Şu ömür denen yelpazeden
Saydım kırk yedi sene geçti,
Mutlu olup, bir türlü gülmeden
Başımdan bin türlü çile geçti.
Gerçekleşmedi hiçbir dileğim
Sen çocukken ne hayaller kurardın
Eşi dostu ihmal etmez aradın
Ne oldu ki böyle soldun sarardın?
Yıllar senden çok şey almış götürmüş.
Anladım ters gitmiş bütün işlerin
Değişen bir şey yok benden yana
Yine aşığım
Yine vurgunum sana
Duygular aynı ayar
Ben seni aynı coşkuyla severim
Gül gibi
Gün biter zaten
Öyle gerçekten
Yaşanıp biten
Düne merhaba.
Ocak şubat mart




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!