Damak lezzetimiz ve de
Vazgeçilmez asla Dede
Elimize bir geçse de
Sivas Köftesi yeseydik.
Gün anlamsız, O olmasa
Elleri nasır olmuş,yatağı hasır olmuş
Sabah akşam tarlada günleri asır olmuş
Irgatlık ede ede adeta esir olmuş
Her günü perişan her günü yaslı
Gülmemiş ki kaderi, ne yapsın ki Sivaslı.
Oradan çıkar hep adamın merdi
Askerde komutanım öyle derdi
Her gün onu yüksek sesle söylerdi
Sivaslı olsun da çamurdan olsun.
Kışı çetin geçer, iklimi serttir
Adını rast gele koymadım yavrum
Sevgiyle bakışın, gözlerin Şiir
Bir kötü sözünü duymadım yavrum
’Canım babam,’ demen, sözlerin Şiir.
İsmail MALATYA’m değil hiç yorgun
Yalnızlığım içime
Bağdaş kurdu oturdu
Yüreğimin suçu ne?
Günden güne bitirdi.
Şiirdir kimi zaman
Tercümandır derdime
İnsan yeşile, denize aşık
Yıldızlara tutkun
En çok göğe vurgun
Sonra sevgilinin güzel gözlerine
Şarkıya, saza, fasıla
Şiire aşık
Gözlerin bana yazılan şiirlerin oldu
Ben de onlara yazdım
Aşk kokan şiirleri
Ve onları dize dize
Geminin limandan uzaklaştığı
Okyanuslara gittiği yerdeyim
İnsan yüreğinin nasırlaştığı
Aşk ve şiirin bittiği yerdeyim.
Her yüzüne güleni dost sandığı
Kitaptır o okunur
Şiiri seven kadın.
Yüreklere dokunur
Şiiri seven kadın.
Bakışları dirayet
Aylardan Nisan'dı
Hava açık, gün güzel
Oturdu adam denize karşı
Martılara beste yapmak geldi içinden
Sonra şiir yazmaya karar verdi
Karşı kıyıdaki sevdiğine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!