Donmuş toprağın dalgasını duvar dibine gönderen
Duvarı sevmeyen bir şeyler vardır,
Ve güneş altında kazara döker yukarıdaki iri kayaları,
Ve iki kişinin yan yana geçebileceği boşluklar oluşturur.
Avcıların marifeti başka bir şeydir:
Taş üstünde taş bırakmadıklarında
Artık oynamıyorum otlaklarda ve korkuyorum sallanırken genç kızlarla salıncakta. Meyva yüklü dal gibiyim çünkü.
O denli zayıfım ki, bir gülün kokusu bayıltabilir beni öğle-uykusundayken, indiğimde bahçeye doğru. Ve rüzgârın atışı akşamları tedirgin eder beni, boğar beni acılarda. Bu gece bana karşı acımasızsa eğer, öldürebilir beni efendimin tek bir bakışı bile.
Gabriela Mistral
Duyman için beni,
sözcüklerim
sivrilir ve incelir
sahillerde martının izleri gibi.
Boynuna bir gerdanlık, sarhoş bir çan
Bir sürü dağın yamacından geldin
Mina, katı sudan bir iplik gibi.
Aydınlık İspanya, berrak İspanya
getirdi seni dünyaya acıyla, sen ey yılmaz
ve barındırıyorsun tırmalayan dağ dalgasının
parıldayan sertliğini.
Sonra tuzdan ve altından
o yüksek taşa
tırmandım, metallerin
gömülmüş cumhuriyetine:
bir taşın diğerine
kara bir balçıkla yapıştığı
Metallerin anası, yaktılar seni,
ısırdılar her yanını, işkence ettiler sana,
kemirmedik yer bırakmadılar vücudunda, sonraki günlerde
artık koruyamayınca seni putlar
çürüyesin diye bıraktılar seni.
Sarmaşıklar vahşi ormanın tepesine tırmanmakta
Mısırın mülkiyetindeki
altınları saydın mı hiç?
Biliyor musun sisin yeşil olduğunu
Patagonya’da öğle saatlerinde?
Çengellerden bir değirmendir hava –
Cevapsız sorular, yazları çamlar altındaki
Siyah havanın kokmuş dölyataklarında
Öpüşleri dayanılmazcasına batan
Sinek misali boğulmuş ve ışıldar.
Balbao ölüm ve yabanıl toynak getirdin sen
tatlı yurdun uzak köşelerine,
ve ruhun avcı-köpeklerinin
arasındaydı:
kanlı çeneleriyle yakaladı Leoncico
kaçan köleyi,
Ey kırışmış yurdum, yemin ediyorum: külünde
doğacaksın bir çiçek gibi sonsuz sudan,
yemin ediyorum: senin kuruyan ağzından fışkıracak
ekmeğin taçyaprağı ve israf olmuş,
kutsanmış başak. Lanet olsun,
lanet, lanet olsun toprak arenasına gelen




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla