Bir ıslık sesi dışarıda
Seni bana çağırıyor adeta.
İlk olarak ıslık çalmayı benden öğrenmiştin,
İlk olarak acı çekmeyi bana öğretmiştin.
Ve sevmeyi, umursanmamayı, sessiz kalmayı,
Bağlanmamayı kaybetme korkusundan,
Çığlık atmayı boşluğa umutsuzluktan.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Ne güzel bir itiraf... Kıymet bilmekte bu olsa gerek.. Sen benden sevgi ve şefkat aldın ama, ben senden bir hayat dersi aldım, mecazi de olsa çok güzel... Yüreğinize sağlık...Tebrikler
Güzel şiir.İkinci mısradaki 'seni bana çağırıyor' beni sana çağırıyor olsadı daha hoş dururdu. Madem ki şiir çalmayı senden öğrenmiş, o öğrenen devamlı dener. demekki onun size ıslık çalması daha mantıklı ve manidar olur.
Selamlar
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta