Yurt geliyorum
Türk dediler bana, dağım dumanlı
Düşmanın başına, dert geliyorum
Ocağım tüterken, yağım dumanlı
Sıkmadan elimi, mert geliyorum
Kafaya tokmak yemiş duygular bugün yoğun
Dünden kalan asılsız bütün laflar yüzünden
Burun ucunu görmez eceli yakın çağın
İç yüzü eğri büğrü bütün saflar yüzünden
Ademiyet körleşti çift gözde kalıp şaştı
Ülkemin bekasına kardeş kardeş yaşarız
Önün görmez şaşkınlar, dil bizimdir şan bizim
Engelleri tanımaz yüce dağlar aşarız
Kanımızla yoğrulu gül bizimdir şen bizim
Önün görmez şaşkınlar dil bizimdir şan bizim
Zalimin yanına git
Toprağa cemre düşer, bedenlere can gelir
Şehadetini ister, özü sağ olsun diye
Mükafat emre düşer, damarlara kan gelir
Ölümü vuslat bilir, yüzü ağ olsun diye
Vefasızlık zormuş, onu anladım
Dili ağıt yakan, kemana döndüm
Geçici dünyada, sonu anladım
Ağızlarda yavan, samana döndüm
Mekan bellemedim, toprağı, arşı
Edibe sor divit safran nerdedir
Bir kaleme dolmak dolmak gerekli
Sorarsanız ilim irfan nerdedir
Arayıpta bulmak bulmak gerekli
Henüz açmış çiçeklerde arıyım
Ağızlarda tatlı tatlı balım ben
Daha dün yeşildim bugün sarıyım
Yarınım yapraksız kuru dalım ben
İçimde ki volkan sessiz durmuyor
Şiirler yazmanın zamanı geldi
Dilim damağıma sözsüz vurmuyor
Notalar dizmenin zamanı geldi
Üstümüze acı bakan yüzleri
Isırmaz dedikçe yılan büyüdü
Başını ezmenin zamanı geldi
Düşmanlar kolkola yalan büyüdü
Elekte süzmenin zamanı geldi
Ağzını doldurdu üfürdü geçti
Bağrıma dokunan esen yel sandım
Bir anlık kızgınlık küfürdü seçti
Bıçağı bilenmiş kesen dil sandım
Çok burun kapattı kokmuş yeleği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!