Suçlu kelepçeli sevincim masum
Kalmadı inan ki efkârım artık
Zamanla yok oldu tuttuğum yasım
Huzurum yerinde bekârım artık
Fakiri doyurdu ettiğim kasem
Suya yazı yazanlar gördüm
Üç ana renklerin tonları soldu
Gölgesiz resimler çizenler gördüm
Şefaf billurlaşan hayatlar öldü
Su üstüne yazı yazanlar gördüm
Poyrazdım bir zaman esip gürledim
Kalamadım aşkın bir gün yelinde
Kırık dökükleri biraz derledim
Olamadım aşkın tatlı dilinde
Gönlüme dar geliyor ezberlediğim balkon
Yıllarım aya döner, asırlara talibim
Sığındığım son umut, iki oda bir salon
Gönlüm geniş yer ister, kasırlara talibim
İçime kapandıkça, her isteğim tarz olur
Doğruluğu, dilimde bil
Yaktım yürek anlasana
Teklif için elimde gül
Çöktüm direk anlasana
Taşlama -2
Taşlama istedin, dönen felekte
Gezerken söyledim, haberin olsun
Laflarım genişler, sıkı elekte
Süzerken söyledim, haberin olsun
Taşlama
Çekiçle, keskiyle, taşı oydunmu
Önlerine yalı, verin bunların
Sesleri kesilip, karnı doydumu
Tatlı kelâm
Gözüne bakarken, birden kendimi
Sanki gökyüzünün, içinde buldum
İçime sığmadım, yıkıp bendimi
Bir güzel sevdanın gönlüne doldum
Ağzımdan her çıkan sözüm tatlıdır
Bugün de bol şerbet içmiş gibiyim
Umudum yeşerdi özüm atlıdır
Boğazı dörtnala geçmiş gibiyim
Taylan Türedioğlu
Tanışma faslımız, kısa sürede
Ekmeğin taş desem, inanır mısın?
Gördüm yazıyorum, aynı kürede
Duruşun baş desem, inanır mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!