düz ağaç gördüğümde Yunus gelir aklıma
kırk senedir düz durdum
kırk günde unutulmasına içerlendim
nokta olduğumu virgülden sonra anladım
beyaz kâğıt, kurşun kalem
ömrümü nakış nakış işledim
Haykırmam lazım
Sanmayın ki körüm kısık sesliyim
Kesilmiş sesi mi haykırmam lazım
Kırmızılı gülden daha süslüyüm
Gönül çağrışımı haykırmam lazım
Hayranım
Sabahla sarmalandı, Bismillah dillerine
Rızkı veren Allah'ım, diyenlere hayranım
Toprak kokusu sinmiş, kınalı ellerine
Eldivenim diyerek, giyenlere hayranım
Kırk derece sıcaktan, yükseldi harareti
Ani esen güzgarla, rahatlama hakkıdır
Şair kâğıt kalemle, yükseltti mahareti
Serinlemiş vücutta, şiir onun şavkıdır
Verdiğim emeğe, şaşırdım bir an
Üğütülmek için dişe mi gitti?
Kapattım ağzımı hapşırdım bir an
Çok yaşa denmeden boşa mı gitti?
Sevda mı yükledim güçlü bileğe
Hedefim ileri
Yükümü sırtladım yola revanım
Duygular topladım gelişim sana
Son durağım olsun sola revanım
Yıldızı takalım, şenlensin etraf
Bugün gökyüzünü, hilâl edelim
Şair arkadaşlar, kalmasın araf
Manalı kelamı, zülal edelim
Diyorlar ki ne Kerem var ne mecnun
Diyorum ki Kerem benim Mecnun'da
Sırrım saklı, ben hem vav'ım hemde nun
Aşk gücümü, aramadım macunda
Nasibim bol, haktan gelen pay benim
Ellerin kınalı, başında tülün
Mazisi büyüktü, verdiğim gülün
Zevk sefa içinde öten bülbülün
Doyamadım ben diline, diline
Heyecanım yüksek
Güneş batıyorken, gönlüm gündüzdür
Sıkışmış kafesten, çıkar dururum
Yolumuz zor ama, bazen dümdüzdür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!