buz gibi ellerim
aynalarda donan bakışlar gibi
saatlerdir göklere açık ellerim
bir yağmur hasretinde gözlerim
oysa karlı özleyişler dökülür
dinmek nedir bilmez yaşlarım
korkaklar aşık olamaz ki
kalbinin kapısını açamaz ki
düşüp de yollara varamaz ki
sevmek cesaret ister, bilemez ki
korkaklar aşık olamaz ki
bu son çırpınışları aşkın
son kez tutun istersen ellerime
son kez dokun kanlı gözlerime
istersen… son kez yaslan aşkın ateşine
ama bana aşkın ölüm nedenini sorma hadi
karanlık geceme ışık olan gözlerine
hastayım dermansız dertlerime
sana dair olan her şeye
hastayım ruhuna kök salmış yüreğime
iki nehir dökülür aşkımın denizine
geceden bir çekirdek
düşerse kalbinin üstüne
ışıklar sönüverirse gözlerinde
terk ederse hayat
yaşamın en güzel yerinde
unutmamalı insan
çığ, dağlardan kopup gelirken
susmayı seçtim
felaketin yüzüne gülümsedim
ve kaçsam, dedim
iki kalp çarpıntısı daha yaşarım
bir adım daha giderim
ölümden bir melek çalıyor kapımı
gitmeli ruhum, terk etmeli beni
gözlerim ararken seni
esaretim, kederim, acıyan yüreğim
sen, yaşarken terk edilesi en zor şeyim
kal diye yalvarırken yüreğim
uzasın bu gece
sisli bir orman içinde
tüm korkulardan kaçıp sığınmışken sana
uzasın bu gece
yürürken gözlerim gözlerinin ta içinde
esaretim olurdu gözlerin
ölüler gibi hiç kımıldamadan bakardım
mutlulukların en güzelini
imkansız bir sevdada bulmuş olsam da
zamanı durdursun diye Tanrı’ya yalvarırdım
dünyanın en cömert toprağında
beklerken çiçekler
o gün ve o günden sonra
hiç ağlamadığı gökler
unutmak dedikleri buysa eğer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!