İrem İyigün Şiirleri - Şair İrem İyigün

İrem İyigün

Gelecek o günler, gelecek biliyorum
Şimdi surat astığın bu kız için yollara dökülüp
Çok geceler sarhoş olacaksın
Ve her efkârlı gecenin rakı beyazı sabahında
Umutsuzluğun artmış olacak birkaç kadeh daha
O zaman kapımda ağlasan da çok geç olacak

Devamını Oku
İrem İyigün

Öyle bir korku ki
İçini kemirir insanın
Yatağa yattığında
Uyandığında ve aldığın her solukta
Korkmak yaşamaktan
Ondan sonrasını düşünerek

Devamını Oku
İrem İyigün

Rahimden Rahman’a değil mi bu yolculuk
Dönüp dönüp aynı yörüngede durduğumuz
Farklı aynalarda aynı görüntüyü görüp,
Farklı kaderlerle aynı toprakta kavuştuğumuz.

Devamını Oku
İrem İyigün

Sen bu kadar siyah, ben böylesi aydınlık
Ayrıldığımız günde en çok yaklaştık
Çünkü sen hep geceydin, hep karanlık
Ve biz senle bir ekinoksta ayrıldık

Belki bir gün tekrar doğarız, kim bilir; yine sen ve ben oluruz

Devamını Oku
İrem İyigün

Doğdum,
Kordum soğudum,
Öldüm.

Devamını Oku
İrem İyigün

Ne gerçekti ne yalan
Varlık kadar tartışmalı
Yokluk kadar büyüleyici
Bir vardı, bir yoktu
Anlattıkça uzayan
Sonsuz bir masaldı

Devamını Oku
İrem İyigün

Ayrılığın ağırlığı yok diyor Nazım
Mutluluğun resmini istediği şiirinde
Ağırlığı yoksa da takvimi vardır her ayrılığın
Aşkının büyüklüğü kere takvimin uzunluğunu
Böl yüreğinin metrekaresine
Yüreğin kaç ayrılık eder

Devamını Oku
İrem İyigün

Sisli bir pazar sabahı
Camdan dışarı bakıyor bir çocuk.
Her yer sis, Ankara’nın Sincan’ında.
Sis ile çocuğu bir pencere ayırıyor.
Bir pencere
Bir pazar sabahı

Devamını Oku
İrem İyigün

Canlıdan olma tek mücevher
İncinin siyahıydı gözlerinin karası
Öyle bakardı yani, öyle derinden
Ah o saçları, alnına düşerdi bir tutam, yürürken
Saçları düşünce, üflerdi aşağıdan yukarı
Uzatırken alt dudağını

Devamını Oku
İrem İyigün

Akar akar durur mu sandın
Akrebin yelkovanın ölçemediğini
Yokluğa varamadan sen mi anladın
Ecelin bile bitiremediği süreğenliği

Devamını Oku