Rengârenk görseniz de beni,
yoktur rengim benim.
Evvelinde de yoktum,
yokluktan çekilip var edildim.
Aşığın elinde aşkla yoğruldu tenim,
belirdim her varlığın her bir zerresinde...
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Yer ile gök arasını mesken bildim,
doğayla iç içeyken bile ona ırak idim.
Hem kardeştim hem yâren,
hem de yârin kendisi...
Lakin nifak da bendim, düşman da,
hasetin ta kendisi de...
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Yeryüzünün esenliği,
serin bir gölgesiydim.
Nice berekete gebeydim...
Lakin bir o kadar da afetlerin sebebi;
gecenin de gündüzün de katiliydim.
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Dayanamadım, ağladım;
ağlatıldım...
Üzerime yağmurlar yüklendi bu yüzden.
Acıyla, tatlıyla, tuzla bilindim;
yaktım, acıttım,
ama sevildim, hoş da bilindim.
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Bir su gibi içildikçe içildim,
kandınız mı bilmem, bazen çekildim.
Kimi zaman yol oldum, yürüdükçe gidildim...
Yoruldum, durdum, kurudum da;
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Yeni uyanışlar uğruna uykusuz kalmak,
işte bu desturla ayakta durmak...
Her ölümden sonrası baygın bir sarhoşluk,
ve bunca hayata bir sebep kılınmak...
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Heyhat!
Şimdi her şeyi geride bıraktım.
Damla damla toplandım,
gün gün seferiydim.
Bana düşmezdi vazgeçmek,
ben sadece anlattım...
Tanıyabilen var mı beni,
ben kimim?
Siz insan biliniz beni,
Âdemoğlu diye de bilinirim...
16.06.2021
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 3.08.2026 08:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!