İncitmesin seni hayat, sana büyük köşkler çattım,
Tüm taşları yontup tek tek, güzelliğe duvar ördüm,
Tavanlara altın varak, tabanlara mermer serdim,
İnce ince işleyerek, saraylara temel attım,
Ustalığı anlamadan, mimar gibi göğe uçtum,
Bükülmeyen koca taştım, yontularak ince düştüm.
*
Boyaları hazırlayıp, tuvallere fırça sürdüm,
Şekilleri belirleyip, görülmemiş askı yaptım,
Çiçekleri budayarak, topraklara tohum saçtım,
İklimleri hesaplayıp, baharları içe aldım,
Sağır, dökkün, hissiz gezip, şelaleler gibi taştım,
Ormanlarda yol arayıp, çalı çizdi yaralandım.
*
İplikleri tezgahlara, sere sere dokumuştum,
Güzellikten ilham alıp, kilimleri uzatmıştım,
İlmek ilmek bağlayarak, düğümleri sıkıladım,
Motifleri karıştırıp, uyup giden renkler buldum,
Çaylak eller üretemez, sanatkarlık yolda piştim,
İpekleri okşayarak, şiş elimi paraladım.
*
Yelkenleri göğe açıp, okyanusta ilerledim,
Pusulayı hedef alıp, dalgaları gerilettim,
Gökyüzüne bakış atıp, yıldızlarla yollar çizdim,
Kayalıktan uzaklaşıp, limanlara yakınlaştım,
Yüzmeyi hiç anlamadan, kaptan gibi deniz aştım,
Kumsallarda adım atıp, kırık takoz ayak deldim.
*
Sofraları donatarak, masaları düzenledim,
Meyveleri tabak tabak, sinilere boşaltmıştım,
Şekerleri kazanlarda, ocaklarda kıvam aldım,
Şerbetleri bardaklardan, fincanlara dolu koydum,
Pişirmeyi başarmadan, aşçı gibi mutfak gördüm,
Çorbaları yudumlayıp, keskin ateş damak yaktım.
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 21:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!