Yarım kalmış eski bir hikâyede Ufuk çizgisinde kaybolmuş renkler, Turuncu, mor ve solgun mavi, Sonsuzluğa savrulan umutlar gibi.
Bir damla deniz suyu dudaklarımda, Ve her nefeste hatırlanır bir sessizlik, İmbatlar gelir, geçer, Ama kalır içimde biraz huzur, biraz hüzün, Biriken her duyguda serin ve hafif.
Datça kıyılarında savrulur imbat, Kokusunu taşır denizin, güneşin ve umutların.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta