Güneş dudaklarını dikiyor,
Kavaktan saç telleriyle.
Yarim, yarama tuz ekiyor.
Gül kokulu narin elleriyle.
İşitmiş olmalı, feryadıma sağır.
Samimiyet öldü bugün ,
Ruhumun sokaklarında ,
Yarım bir sükut kaldı ,
Dostun dudaklarında ...
©ilyaspayas
Samimiyet öldü bugün ,
Ruhumun sokaklarında ,
Yarım bir sükut kaldı ,
Dostun dudaklarında ...
Kırık bağlamam, garip sazım elimde .
Atam Süleyman oğlu yaşar dilimde.
Neden daha evvel atlatmadım deyince?
Sözüm yetmez anlatmaya, efendiler...
Mart ayının , 68 kışında .
Çalıyor işte taş plakta, ruhumun ilaç notası.
Kayboluyor sen denizinde, gözlerimin rotası,
Kalbim sevgimin binegi, yüzbin yıllık uçan halısı.
Güzelsin binbir gece masallından, hayatımın kadını...
? ? ? ? ? ?
Bin günahı bir elmaya sığdırıp
Cennetten kovulanlar gibi seviyorum seni.
Bundandır ikinci bir kadın ihtimali olmayışına rağmen, kıskançlığını Havva'dan miras alışın .
Öyle bir seviyorum ki seni ,
Seninle evleneceğim.
Senden çoçuklarım olacak
Ben balkonunda feslegenlerinin ıslanmasını izleyen genç kız değilim .
Olsaydım yağmur güzel yağardı,
Ben Kahvesini yudumlayan genc yakışıklı da değilim .
Olsaydım yağmur güzel yağardı,
Ben paltosunu boğazına kadar kapatmış zengin bay da değilim .
Olsaydım eğer yağmur güzel yağardı.
Hasret kokan kara yorgan,
Üşütme sakın, bağrında sevdiklerimiz yatarken.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!