dün bir rüya
yarınsa bir evham
her yarın bir umudun hayali
saatler kısa
ve yol uzun
Göklerden inen yağmuru kesme bana,
Toprağımı çorak, kurak bırakma.
Tohumumu rüzgâra savurma,
Bereketi tarlamdan çekip alma,
Ümidi mi çaresizliğe bırakma.
ülkelerin bir sınırı yoktur yüreklerde
gökten bombalar yağarken
namlular kan kusarken köşe başlarından
yine vurulan ilk ben olurum
annemin bile öpmeye kıyamadığı yerden
oku…
O’nun ismiyle
O’ Rabbin ki
O’ halk etti
O’ yarattı
içimde tüm organlar benzine bulanmış,
bir tek kibritle tutuşturulmuş gibi
buharlaşıyorum nefes nefes
duman duman karışıyorum atmosfere
bütün aşklarla savaş halindeyim
umut adına...
şimdi gecelerimiz en ince yerinden bölünmede
şehirler bir denize doğru akmakta
bereketli baharlar adına
bu gece
unutuluşun içine yuvarlanıyorum
bir adın kaldı bende yadigar
bir de ucu yanık mektuplar
bu sıralar
aklım nasıl tarumar bir bilsen
ümit diye uzağa düşme sufi
günahlardan uzak kendine sığın
nasıl bir yaratılış sırrı gizli evveline bak
cevherinden tecelli eden esrarı düşün
hayalinden geçenlerin her bir belirtisi
içinde neşvünemada
havada kurşun sesleri
can evinden vurulmuşsun
hayallerin kılavuzsuz
her nefesin pişmanlığa dönüşmüş
yürek üşüten bitkin isteklerde dur
Ecel oku değdi kaşım eğilir,
Gözümün pınarı yaşım eğilir,
Gidersem dünyadan başım eğilir,
Yol ver ölüm, bir muradım alayım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!