Bir gün anılar bükecek belini,
Sevmeler yorulacak; zamansız akşamlarda.
Gözlerinde aşkı; arayıp da bulamadığın sevdalar
Avucundan kayacak sessiz.
Kalacaksın yalnızlığınla,
Cebinde bana dair hayaller,
Neden saf kalamıyoruz?
Akıp giden zaman da
Neden çocuk olamıyoruz?
Yüreğin kuytusun da
Neden karanlık kuyuya atıp da
Böyle mi karışacaktı sevdamız bilinmeze,
Böyle yalnız mı kalacaktık.
Güneş gözlüm böyle mi solacaktık.
Sen ki her gece kıyılarıma vuran
Nazlı rüya,
Sen ki ruhumu okşayan
Gurbet kanatır bedeni sancır duygularım
Apansız inen güne uyanır yalnızlığım.
Sevinçlerim dağılır karanlık köşelere
Gülüşlerim çoktan yerleyeksan bu şehirde.
Dinmiyor karanlık, tükenmiyor kuytularım
Güneşe hasret çiçek gibi
Susuz kalan toprak gibi
Dağları delerim ferhat gibi
İste yeter sevgilim
Hasret yetti canıma
İçinde nedensiz bir boşluk, gözünde yaşlar
Ansızın kanına giriyor hüzünleri;
Darmadağın ediyor bedenini.
Sonra lanetler dökülüyor dilinden,
Acıyor duyguları, karaya çalıyor sabahları.
Ve anlamsız bir pişmanlıkla kapanıyor son perde;
Ben bir hastayım
Gönülden yaralıyım
Sen ise benim
Hem doktorum hem ilacım
Ne olur geç kalma
Yaram çok ağır
Köyün güzeli neşe
Gelin olmuş o köye
Zorla vermişler oysa
Üç beş tane bileziğe
Kıvranırken solmuş bi tap
Aynı yıldızlar altında
Aynı özlemle dolu yüreğimiz
Aynı suya hasret tomurcuklar gibiyiz.
Koskoca gül bahçesinde;
Yağmurlar yağsa da üstümüze
Düşer mi? özlenen damla
Yırtılan aşk defterinin
Solan yapraklarısın
Bembeyaz bir geçmişin
Kapkara günlerisin
Kalemimin ucundan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!