İlk Gece
Senin gidişin
ayrılık sayılmadı.
Karanlığın içinden
kimsesiz bir cenaze geçti.
Sessiz sokaktan taşınan
sahipsiz bir sandık.
Arkasında yürüyen yok.
Dua eden yok.
Ağlayan yok.
Göğsümden kaldırılan
o ağırlığın ardında
tek insan kaldı.
O insan benim.
Kimse ağlamadı.
Kimse konuşmadı.
Göğsümde
bir hayat toprağa verildi.
Hava ağırlaştı.
Sokaktan geçen
o gölge
uzun süre
içimde kaldı.
Mezar başında
uzayan yalnızlık.
Bu kalpte
bekleyen bir nöbet vardı.
O nöbet
artık bana kaldı.
Duvarların arasında
sessizlik.
Rafın içinde
sana yazdığım kitap.
İlk sayfayı açıyorum.
Karşıma
kendi el yazım çıkıyor.
Altında
sana attığım imza.
Sayfanın ortasında
iki kelime duruyor.
Ah yar…
Mürekkep kurumuş.
Harfler solmuş.
Bir zamanlar
sana ait sandığım o hitap
şimdi
yabancı bir hatıra.
El yazım
bana bile uzak.
O sayfa
kapanmış bir kapı.
Ev suskun.
Adımlarım
duvarlardan geri döner.
Eskiden
iki ayak sesi vardı.
Şimdi
tek bir gölge yürür.
Aynanın önünde
senin parfümün.
Şişeyi açıyorum.
Camın içinde
solmuş bir koku.
Ten yok.
Saçlarının arasından geçen rüzgâr
çoktan bu evden çıkmış.
İlk gece.
Sessizlik
içimde derinleşir.
Önce boşluk.
Sonra karanlık.
Sonra kalp
kendi sesini dinler.
Bazı ayrılıklar
gömülmez.
Toprak
üstünü kapatamaz.
İnsanın içinde
sessiz bir mezar açılır.
Yıllar geçer.
Kimse bilmez.
Bir gün
o mezar yarılır.
Tabut aralanır.
İçinden
yaralarla dolu
yorgun bir kalp çıkar.
Kaburgalarımın içinde
son kez titrer.
Sonra
kendi ağırlığına yenilir.
Kendi acısına
ip olan
bir kalp.
Göğsümün karanlığında
sessizce
asılı kalır
Kayıt Tarihi : 7.3.2026 17:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!