İlk öpüş dudak meselesi değildi,
uzun süredir birbirine karşı
susarak savaşan iki kalbin ateşkesiydi.
Sen bir an gözlerime baktın.
O bakışta kışın bütün soğuğu birden yenildi.
Ordu’nun denizi içimde kabardı.
Çınarlar sanki kapının eşiğinde nefes tuttu.
Ben yaklaştım.
Yaklaşmak bazen günah değil, hakikattir.
Dudakların dudaklarıma değdi.
Sanki ince bir sır.
Ama o sır bütün dünyamı susmaya zorladı.
Öpüşün utangaç değildi.
Aristokrat bir yangındı: Kendini belli etmeyen ama her şeyi kül eden.
O an içimden tek cümle kurdum:
“Artık kaçamazsın.”
Ve içimden gülerek dedim ki:
“Bak, aşk dediğin tam da budur işte,
bir öpüşle felsefenin bütün itirazlarını
çöpe atmak.”
Seni daha fazla öpmedim.
Çünkü ilk öpüş çoğalırsa büyüsü bozulur.
Ve seni ilk öpüşte sonsuz yaptım, geri çekildin.
Ama gözlerin hala dudaklarımdaydı.
Ben de hala üstündeydim.
Dışarıda kış ısrarla sürüyordu.
Ama içimizde ilk kez bahar başladı.
Aşk
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 09:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!