10 kardeşin 9. su olarak doğduğum evde,
Cemil meriç, İhsan Süreyye sırma kitaplarını
Okumaya çalışırdım,
" Bir gün anlayacağım elbet " derdim.
Tam da onları anlayacak yaşa geldim.
28 şubat başörtü kararları nedeniyle,
eğitimimi informel devam ettirdim.
ALLAH ne demişti:
" İKRA "
Ebu'l-A'lâ el-Mevdûdî, ( TEFHİMUL KURAN ) okumaya başladım .
Akraba ve arkadaş çevrem
hikaye kitabı yazmamı söylese de ben bunu ciddiye almadım.
Bunu abartılı bir iltifat olarak kabul ettim.
2013 te başörtüsü yasağı sonrası , kpss ve ygs sınavlarına girdim .
Uluslararası ilişkiler ve sosyal hizmetler derken dgs ile sosyoloji mezun oldum .
2021 de yalnız yaşamanın verdiği ortam ile
Kitap okumayı artırdım iç dünyama tekrar yolculuk yaptım,
tekrar özüme döndüm.
sosyal sorunlara duyarlılığım daha da arttı.
Ülkemde kadın ve çocukların sosyal hayatta çok zor bir savaş verdiğini ,
hayatın her alanında , mağdur edildiğini sorunlarını fark ettim.
Her gözlemimi yazmalıyım diye düşünmeye başladım
İstanbulu gezmeli ve yazmalı :)
Abdürrahim karakoçun ( isyanlı sükût ve diğer )
Âşık Veysel’in ( uzun ince bir yoldayım ) Araştırırken, burayı keşfettim.
Üye olmam zorunlu diye düşündüm.
Sonra da şair olmak zorunda sandım,
Bir şeyler karalasam ne olacak ki
bi bakalım
Dedim.
Ve sevemiyorum şirini yazdım.
Devamı olmayacaktı.
Sonra da çevremdekilere akrostiş şiir yazdım.
Arkadaşların gazına geldim gidiyorum :)
peygamber'in (s.a.v.) veda hutbesi'nde geçen sahih hadistir.
“kadınlar size allah'ın emanetidir”
Boşanan bir kadın çalışmak zorunda olmamalı .
Bu gün boşanmış kadının sorumluluğunu alan insan yok!
iyi ki devlet denen bir yapı var .
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!