İHANET Nereye Düşer? ...

Naime Erlaçin
955

ŞİİR


27

TAKİPÇİ

İHANET Nereye Düşer? ...

kimisi güç kuşanır
kimisi düş
kimi dişiliğini
kimi erkekliği
-at avrat silah- diyerek

ihanet nereye düşer peki
sorulmaz cehennem zebanisinden
ademoğlu sabıkalıyken ihanetten!

biter sorgu sual aşk indiğinde
beyazdan erguvana her bir dönüşte
geç saat yokuşlarında suskun
çığlıklar yükselir gülün dikeninden
silah susar
mengene sıkışır
yalnızca tuzaklara düşülür
düşülür süngülenircesine

kara yele vurduğunda gece
tutuşan kıyamettir artık
sunturlu bir sevdadır yapışan
ve fışkıran yürek çeperlerinden
tanrının kutsal emaneti bu
azgındır yağmur bereketinden!

ihanet nereye düşer peki
sorulmaz mahşerin dört atlısından
aşkın küheylanı yazılmamış kitapta

yoksa sadakatten mi sorulur?
sorulur elbet!
yürekliler gezegeninde
ancak yüreğin kuşanıldığı yerden!

ihanet mahşerin beşinci atlısı...

(02 Mayıs 2003)

Naime Erlaçin
Kayıt Tarihi : 2.5.2003 16:58:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Şirin Aksu
    Şirin Aksu

    Güzel şiirlerinizin benim yorumuma ihtiyacı yok ama izninizle yazım konusunda bir uyarım olacak...Sözcüklere 'ten,tan'ekleri takmanın (diyerekten v.b)Türkçe Yazım kurallarına uymadığını biliyorum,yanılıyorsam beni düzeltin lütfen.

  • Tülin Şen Altınlı
    Tülin Şen Altınlı

    Öyleyse İHANET; mahşere düşer... Ve hesabı sorulur elbet!.. Yeryüzündeyse; gözbebeğine düşer ihanet.. Kanar, kanatır.. Ama hep vardır!.. Ve acıların en acısıdır.. Bir demir leblebidir ki; yenmez, yutulmaz!.. Yine alt-üst ettiniz okuyan gözlerimi ve hayatı anlamaya çalışan yüreğimi.. Yüreğinize sağlık!.. @}--;---

  • Muammer Çelik
    Muammer Çelik

    Evet.. Hayran olmamak elde mi ki? Okuyanin ihanet etmesini imkansiz kiliyor. Ihanet edeni ise cehennemin kanya kuyusuna atiyor.

  • Murat Tali
    Murat Tali

    Nedir beni benden alıp götüren, bir yanda zincirlere dolayan diğer yandan kelebek kanatlarında uçuran şey ne.. Saklanmaya çalışan yada
    ısrarla yangınlar çıkaran duygularda neyin nesi,
    hiç böyle olmamıştı günlerin bu saatleri, hiç bu kadar bağlanmamıştı dakikalar saniyelere,

    zaman hiç bu kadar hızlı akmadı, alıp götürdükleri değerli diye zamanın bitmesini istemeyen de kim.
    Kim sessizliğine gömülüp çığlıklar atan, nereye gider bu yollar, sokak lambaları neden yanmaz,
    kim karanlıklarına hükmetmek için söndürür
    tüm ışıkları, ışıklar neden bir kişi istedi diye söner,
    kim kalkar gider karanlığında o sokakların, kim bakar ardında gelen var mı diye, korkular mı geri döndürür, yoksa yalnızlığında dost aramışlık mıdır
    geri çeviren hüzünlü yüzleri...

    Kim katar kaldırım taşlarına sessiz ayak seslerini,
    gidilen yer bir sevgilinin evimidir, yoksa bir fahişenin isterik çığlıklarının bulunduğu karanlık köşelermi...

    Kimler dolaşır karanlığında bu kentin... sorgulamadan kimler ateş açarda öldürür ölümü,
    ölüm kime bahşedilmiştirki bu kadar kolay harcanır ömürler. Kim alıkoyuyor sana gelmemi kim engelliyor.

    Yaşam bir engelli koşumu kim kazanır
    kim kaybeder bu sokaklardaki yaşamı. Karanlıklarından al beni bu kentin kendine kat...
    Sonunda olmak istediğim şey ne bilmiyorum
    ama sen sıkı tut ellerimi bende kaybolabilirim
    sokaklarında bu kentin...

TÜM YORUMLAR (4)