Duydun mu, sigara içmiyorum ben?
Ben bıraktım dostlar, sizde bırakın.
Duman ile zehir saçmıyorum ben
Ben bıraktım dostlar, sizde bırakın.
Çocuk yaşta başlamıştım içmeye,
İçip içip ben kendimden geçmeye
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sosyal içerikli, dilsel açıdan başarılı anlatımla dilimizin gücünü kanıtlayan esaslı bir çalışmayı keyifle okudum. Ellerinize sağlık Sn. Başpına..
-Antolojime aldım
-Tam puan vererek ayakta alkışladım..
Güzeeeel . Ben zaten hiç içmedim.. Kutluyorum efendim ...
Gerçekten anlamı ve mesajı olan bir şiir tebrikler..
Sigarayı bıraktığınız için kutlarım..
kanunla sıgara bıraktırılmaz ki..hiç hoşlanmadım..
şiir keyifliydi..kutlarım..
SİZİN ADINIZA ÇOK SEVİNDİM. DARISI DİĞER İÇENLERİN DE BAŞINA .. SAĞLIKLI GÜNLER MAHİR BEY.
BÜYÜK BİR ERDEM DARISI BİZLERE İNŞ.DUYARLI KONUYU KALEME ALIŞINIZ ÇOK GÜZEL..TEBRİKLER HEMŞERİME..10
darısı bizlere hocam.tebriklerimle ve tam puanla selam ve dua.
çok hoş ben de o mereti 27.05.2007 tarihinde bıraktım artık rahat nefes alıyorum. umarım tüm dostlar bu illetten kurtulur. bu kanayan yarayı açmanız güzel destekliyorum sen yürekten. tüm insanlıga sigarasız günler diliyorum....
MAHİR AĞABEY ŞİİR İÇİN VE SİGARAYI BIRAKTIĞINIZ İÇİN TEBRİK EDİYORUM.NASIL BIRAKACAĞIMIZI DA YAZSAYDIN DAHA GÜZEL OLURDU BİZİM İÇİN.TİYOLARINI BİR BAŞKA ŞİİRİNDE BEKLİYORUZ:-)) SELAM VE SAYGILARIMLA TAM PUAN.
Sevgili hemşehrim.
Sigarayı bırakmanız HARİKA. Bunu anlatışız enfes. DARISI BAŞIMA VE BÜTÜN SİGARA İÇENLERE.
ZEHİRE SON, ŞİİRE 10
Diğer ödüllü karikatürleri
görmek için tıklayın..
igaraya özentiyle başladım,
Yaşlanınca sert kayaya tosladım.
Onun için bilmem kaç yaş yaşlandım
Ben bıraktım dostlar sizde bırakın.
Günden güne içtiklerim çoğaldı,
Böyle olacağı gayet doğaldı.
Her topluma zehir gibi kokardı,
Ben bıraktım dostlar sizde bırakın.
Gönül bahçemden gönül bahçenize 1001 renk çiçek yolluyorum. Kabul buyurunuz lütfen.
Sevgiler...
Âlimoğlu
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta