En derin kuyulardan tırnaklarımı kaynatarak çıktım,
en çıkmaz sokaklardan duvarları yıkarak çıktım,
en büyük yangınlardan yağmur oldum sağnak sağnak yağarak çıktım
gel gör ki azizim kendi içimden çıkamıyorum...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




İnsanların bir mağara hayatı olmalı...
İnzivaya çekilmeli...
Kırk gün, yüz gün, belki yıllarca...
En önemli meseledir, kendi içinden çıkmak...
Kendi içinden çıktığın zaman ne kuyu, ne duvar ne de yangın seni etkilemeyecektir.
Tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta