Gözlerinde, nedensizce sabreden
bir sevdanın bakışları var...
Ama sakın hatırlama beni,
o zahmetsiz, o sıradan hatıralarla.
Çünkü bilirsin;
yarım kalmış düşleri hatırlamak için
önce kaybetmeli insan,
sonra her şeyiyle unutmalı.
Söyle, yorgun musun?
Gelişigüzel kelimeler dökülüyor dudaklarından,
önüne geleni, gelip geçeni yıkıyorsun.
Yoksa bir vurgun musun?
Böyle derinden yaralı,
böyle sessizce yanık...
Neden hâlâ sayıklıyorsun beni
bu haleli nidalarla?
Hangi gecenin korkusuyla hançerlendi sesim,
hangi suskunluğun derbederliğinde
büyüttün adımı?
Kalbimin nice sokaklarında gezdim,
sen, sen diye...
Her köşe başında
biraz daha eksildim kendimden.
Sen hangi mevsimde vazgeçtin kendinden,
hangi sokakta kayboldun?
Katlandıkça katlandı anılar
zihnimin yaşlı sayfalarında.
Her çevrilişinde biraz daha eskidi yüzün,
biraz daha sustu sesin.
Kimi satırlar sarardı zamanla.
Ama adın...
Silinmeye yüz tutmuş bir sayfanın
en inatçı kelimesi.
Artık hangi dilde okunur
adı yabancı, mağrur gözlerin?
Şimdi hangi mevsime ait
bu ağır telaş?
Söyle,
sen misin, sen misin
benim tanıdığım son yaş?
Nerede kaldı sesin?
Sonbaharın bile dökemediği bir yaprak gibi
içimde kaldı adın.
Sen,
benim içimde kalan son bahardın.
Elveda sevgilim.
Elveda, son ahım.
Sümeyye Helimergün
Kayıt Tarihi : 3.10.2026 21:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!