Yalnızlığım,
gel otur yanıma.
Anlat biraz yorgun gönlüme.
Sen anlat;
benim kelimelerim de yalnız bugün.
Yaşam bu değil mi zaten?
Ruhun yalnızlığıyla,
bedenin ve düşüncelerin kalabalığında
akıp gitmek…
Üzülme yalnızlığım,
senden neden kaçayım?
Belki de varoluşumun
en sessiz şahidisin sen.
Birilerine tutunarak yaşadım.
Önce minnet ettim,
sonra unuttum.
Sevdim, sevildim.
Taşıdım, taşındım.
Unutuldum,
ben de unuttum.
Öyle sanmışım…
Beyaz mevsim gelince
üşüdüm.
Unuttum sandığım ne varsa
çıktı karşıma.
Yanan sobanın üzerine düşen su gibi
cızırdadı içimde.
“Demek hâlâ buradasınız,” dedim.
Çiçek mevsimi geldi sonra.
Kokulu kâğıtlara yazılmış eski sözler
düştü aklıma.
Gözlerim yaşardı.
“Özledin mi?” dedin.
“Bilmem,” dedim,
“iki damladan fazlasına
özlem deniyorsa,
belki…”
Sıcak mevsim geldi.
Deniz ısındı,
bulutlar beyaz köpüklerini sürükledi.
Sen yine yanımdaydın yalnızlığım.
Ellerime baktım.
Bir zamanlar tutunduğum eller yoktu.
“Eksik misin?” dedin.
Uzun uzun düşündüm.
“Hayır,” dedim.
“Galiba sadece
alıştıklarımdan biraz eksiğim.”
Sonra
son kalan bahar geldi.
Bir çiğ tanesinde
kendime rastladım.
Ne geçmişten hesap sordum
ne gelecekten söz istedim.
Sen sordun:
“Şimdi ne kaldı?”
Gülümsedim.
“Ben kaldım,” dedim.
“Bir de sen…”
Son kalan baharım,
yalnızlığım.
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Son kalan baharım, yalnızlığım.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!