Sen geldin,
içimde yıllardır kapalı duran
bir kapının kilidi kırıldı.
O günden beri
kalbim,
yerinden sökülmüş bir saat gibi;
ne zaman olduğunu bilmiyor,
yalnızca seni gösteriyor.
Gözlerin var ya…
iki derin kuyu değil onlar.
Daha tehlikeli.
İnsan içine bakınca
kendisini unutuyor.
Ben seni gördüğüm gün
kendimden bir parça bıraktım orada.
Şimdi hangi aynaya baksam
eksik çıkıyorum.
Sesin,
gecenin ortasında çalan
eski bir yangın alarmı gibi.
Uyandırıyor beni
ve neye koşacağımı bilmiyorum.
Sana yaklaşınca
bütün savunmalarımın
duvar kâğıdı gibi söküldüğünü hissediyorum.
Bir bakışın yetiyor.
İçimde yıllardır nöbet tutan
bütün askerler silahlarını bırakıyor.
Senin yanında
gururum bile yetim kalıyor.
Ve ben,
seni sevmeyi seçmedim.
Sen,
içimdeki pusulayı çalıp
bütün yönleri kendine çeviren
o güzel felaketsin.
Bazen düşünüyorum:
Eğer aşk buysa,
neden insanın içini
çiçeklerle değil de
enkazla dolduruyor?
Sonra seni görüyorum.
Ve anlıyorum…
Bazı yıkıntıların altında
insan ölmez.
İnsan ilk kez
orada doğar.
Ben de senin altında kaldım.
Çıkarmaya çalışma beni.
Çünkü ben artık
kurtarılmak istemiyorum.
Ben, sana biraz daha batmak istiyorum.
Evren Elvin Köseoğlu
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 10:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!