Osmaniye’m düz yerde
Yaylalar çare derde
Yücelerden bir gör de;
Hayran olma gel de gör
Nazlı akar Kara çay.
Samsun’dan açıldı uygarlık yolu
Milletimin azmi arşa ulaştı
Cennet vatan oldu bak Anadolu
Yakılan meşale çağları aştı.
Milletim egemen oldu vatana
Ay yıldızlı Albayrak
Türk gencinin elinde
Asla bilmez dur durak
Asalet var halinde
Bin yıldır Anadolu
Övülmeye sevilmeye ihtiyacım yok
Çiçeklerim açarsa yaşarım ben.
Papatyalar, Gonca güller, Erguvanlar...
Laleler, Sümbüller, Mor Menekşeler açsın.
Hakkari’nin Ters laleleri kaldırsın başını
Selimiye’yi süslesin sümbüller
Boyundan büyüğü budarlar oğul!
Sürüye uyanı güderler oğul!
Liderler sahada hep yalnız amma;
Ordunun önünde giderler oğul....
Herkesle hedefe gidilir sanma.
Sen gittin yeniden doğdum dünyaya.
Sende öldürülen bende, doğan kim
İlkbahar gibiyim, cansız manaya;
Dünde öldürülen günde doğan kim
Candan ayırsan da, ölmüyor ruhum.
Koynunda ölüm taşımak!
Sinsi bir cani misali;
Saplamak damla damla...
Kör etmek umutları,
Nefes için nefessiz bırakmak yani!
Kimseler kimseyi tanımaz oldu.
Canan cana yük olur mu? Olurmuş!
Tırnak şimdi başı kaşımaz oldu.
Derman tene yük olur mu? Olurmuş!
Bir zamanlar sözün sahibi vardı.
Meslek lisesinde ilk görev günüm.
Şımarık bir gence sıkıldı canım.
Bir surat yaptım gösterdim ünüm!
Seni hiç unutmam Ömer Panoğlu…
Biraz yorulmuştum vakitse öğlen,
Hakka yakınlaşmak mı?
Halka yakınlaşmak mı?
Mülke yakınlaşmak mı?
Nedir sahi bu kurban?
Hakka ulaşmak için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!