Kimse bohlu dere diye bakmazdı yüzüne
Şimdi çakıl taşına paha biçilmez olmuş
Kurbağalar ses katardı gecenin sessizliğine
Şimdi çakıl taşına güç kuvvet yetmez olmuş
Ne yazın nede kışın dumanın eksik olmaz
Köroğlunun ahımı tuttu bolu dağı
Gözünde hiç yaşın eksik olmaz
Köroğlunun ahımı tuttu bolu dağı
Her yolcuya uğrak oldun
Boşa böbürlenme ey insanoğlu
Sonumuz bir avuç kara toprak
Dünya yalan ölüm ise hak
Boşa böbürlenme ey insanoğlu
Dünya han sen hancı
Yıllar benden aldı neler götürdü
Kar beyaza büründü siyah saçlarım
Hazan yeli ömrümü sildi süpürdü
Boş yere beni yormayın yıllar
Ahlar vahlar boşa fayda etmiyor
Çok erken ayrıldın aramızda
Böyle çekip gitmek oldu mu engin
Gönüllerimize taht kurmuştun
Böyle çekip gitmek oldu mu engin
Yakana yapıştı dermansız illet
Yanlışa yanlış doğruya doğru demek
Benim boynumun borcu
İnsani insan yapan vicdanının harcı
Düşün sorgula kiraya vermeyin aklı
İnsaf hakim merhamet savcımdır benim
Huri gılmanlı cennet sizin olsun
Ben cennetimi burada bulmuşum
Bu sözlerim aklının bir köşesinde dursun
Ben cennetimi burada bulmuşum
Gel güzelim birazda bizim yaylalarda gezelim
Buralar senin oralar benim olsun
Ankara istanbulun kahrı çekilmez oldu
Şehirler senin sivasın köyleri benim olsun
Cahil ile hasbihal olmaz
Ona sinek vızıltısı gelir
Terkin etsem ibret almaz
Ona sivrisinek saz gelir
Nedir bu sizlerde huri gılman merakı
Bir tane huri neyinize yetmiyor
Kitabın neresinde yazıyor üç beş tane huri almayı
Evinizdeki bir huri neyinize yetmiyor




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık