Deli poyraz gibi esti
Savurdu beni gurbet ele
Nedir bu cana kastı
Düşmanmısın felek bana
Ağlar oldum gizli gizli
Bırak eli ayıplamayı
Kendine gel deli gönül
Her şeyden al hıstanı
Görme gözüm demedimmi
Çorap söküğü gibi sökülür ömrüm
Dikiş yama tutmaz elimde kaldı
Yarınım belirsiz kayıptır dünüm
Sinemde büyüdü dert dağları
Bazen isyan edesim geliyor hayata
Kapıyı içinden suratına çarpasım geçiyor
Düşman değilim doğu ile batıya
Firar edip buralarda kaçasım geliyor
Son düzlükte oynuyorum hayatın maçını
DEVEBAĞIRDAN
Yavaş yavaş kör eriyor devebağırdanın ışıkları
Sanki zifiri karanlığa gömülmüş gibi
Kanla karışık çağladı gözümün yaşı
O eski devebağırdanın tadı tuzu kalmamış gibi
Zaman tutmuyor zamanı
Gelen gideni aratır oldu
Adamdan saydılar her insanı
Devir değişti değişti
Bozuldu zamane çarkı
Bilmemki bu devri devran
Bize ne zaman dönecek
Ele gülen şu mevlam
Bize ne zaman gülecek
Felek elimi kolumu bağladı
Dinelmişsin kırıkkalenin yanı başına
Seyre dalarsın çukuryurtu dinek dağı
Elmadağla bakışırsın karşı karşıya
Neden efkarlısın böyle dinek dağı
Kırıkkaleye oldun kol kanat
Dünya bir dipsiz kuyu
Kuyunun çekilir suyu
Su akar bulur yolunu
Damlaydım rahmetten saymadılar
Gelen giden taş sallıyor
Göz yaşlarımdan başka yoktur sermayem
Ömrümü dertler yedi bitirdi
Bana gül diyorlar ben nasıl güleyim
Yeter insafa gel divane gönül
Melhem diye çaldılar yarama




-
Hüseyin Bayır
Tüm YorumlarKalemine sağlık