Tam dört yıldır Özgür yanlışlara bulaşmış,
Özgür’ün hataları birikmiş boyunu aşmış,
Tam on dokuz buçuk gün okuldan kaçmış
İki sene tekrar etmiş yine adam olmamış.
Okulu bırakmış bir elektrikçide çalışmış,
Ben köyümde yaşıyordum,
Sorumluluk taşıyordum,
Aş peşinde koşuyordum
Hani o eski günlerim.
Mardin de dostlarım vardı,
Dünya malı elin kiri,
Sahip olan kalır diri,
Barındırmıyor fakiri.
Dünya devlere kurulmuş
Devlerin cepleri dolmuş,
Ekip inşaatın kapı mutfak işlerini almıştık,
Pazar günü iş bitecek diye karar kılmıştık,
Mehmet usta yan çizmiş çamura batmıştık
Bunlar mazeret sayılmaz bitmeliydi pazara.
Türkay bakın dedi kiraz mobilyadan Murat’ı,
Beni ana baba kardeşimden,
Baldız çoluk çocuk ve eşimden,
Köyde cama vuran güneşimden
Neden ayırdın zalim felek.
Baharın renk renk çiçeklerinden,
Ne malım var ne de mülküm,
Ne sarayım ne de köşküm,
Ne evim var ne de köyüm
Fiyakamdır benim kürküm.
Fiyakama sen aldanma,
Dünya dünya güzel dünya,
Dünya değil sanki rüya,
Her tarafın güzel dolu
Güzel tarafında buya.
Zenginlere hep sen varsın,
Hani benden ayrılmıştın,
Ayrılığa sevinmiştin,
Aşkımıza son vermiştin
Bu ne pişmanlık sevgilim?
Hani beni unutmuştun,
Mardin şehrin Akres'i,
Kıbleyi gösterir ibresi,
Havasından soluk alan
Ne derdi kalır ne stresi.
Mardin Diyarbakır arası,
Bir zamanlar Mahmut vardı,
Köyden ana yola vardı,
Vardı da varmaz olaydı
Kaza geldi onu aldı.
Oynamayı çok severdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!