Hüsran Şiiri - Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Akif Ersoy
155

ŞİİR


351

TAKİPÇİ

Hüsran

en böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
İslâm’ı uyandırmak için haykıracaktım.
Gür hisli, gür îmanlı beyinler, coşar ancak,
Ben zâten uzun boylu düşünmekten uzaktım!
Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
Feryâdımı artık boğarak, na’şını, tuttum,
Bin parça edip şi’rime gömdüm de bıraktım.
Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
İnler «Safahât»ımdaki hüsran bile sessiz!

İstanbul, Teşrînievvel 1335 (Ekim 1919)

Mehmet Akif Ersoy
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Ünlü Şair
    Ünlü Şair

    Ruhun şâd olsun büyük üstad..

  • İsmail Akgül
    İsmail Akgül

    Arkadşlar lütfen yardım bu şiirdeki genel zihniyet nedir uzn anlatırsanız sevinirm

  • Nisan Rüzgarı
    Nisan Rüzgarı

    feryadı boğup şiire gömmek..ne yüce bir çırpınış..

    (insanı kendine delice sevdalandırır bu şiir)

  • Züleyha Özbay Bilgic
    Züleyha Özbay Bilgic

    ''çocukluk yıllarımda ilk ezberlediğim ve hayran olduğum bir şiir..en sevdiğim şiiri ÜSTADIN....islamı uyandırmak için bu düşüncelere sahip bir nesil gerek.
    .'Yoktur elemimden su sagir kubbede bir iz;
    Inler 'Safahat'imdaki hüsran bile sessiz!'

    sessiz bir hüzün var iki mısrada ve müthiş bir teşbih..rahmaetle anıyorum ..

  • Ümmü Şahesdi
    Ümmü Şahesdi

    Müslümanın haksızlık karşısın da sessiz kalmaması gerekliliğini ne güzel anlatıyor.Vatanı sahiplenmenin önemini arzederken, düşünmenin elzemliğini vurguluyor.

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç

    Her milletin kendine mahsus bir medeniyeti mevcuttur.Bunun yanında medeniyetlerin beynelmilel uzantıları da vardır.Bugün,medeniyet kelimesi “Uygarlık”la karşılık bulmaktadır.Kültür ve medeniyet kavramlarının içeriği ve kapsamı konusu,bugüne dek çokça tartışılmıştır.Bazıları kültürü millî,medeniyeti evrensel olarak nitelemiştir.Her ikisinin de millî olduğunu söyleyenler de vardır.Mevzumuz bu olmadığı için bunun üzerinde durmayacağız.
    Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy,ömrü boyunca kâmil bir mümin olarak yaşamıştır.Dünyaya bakış açısı Kur’anî ölçüler dahilindedir.Müslümanlığın gereği de budur zaten…Dinin bir kısmını kabul edip,bir kısmını çağdışı olarak görmek mümine yakışmaz.O da Müslümanlığı bir bütün olarak görmüş ve öylece yaşamıştır.
    Bazı insanlar Mehmet Akif’i,yobaz ve medeniyet düşmanı olarak kabul ederler.Buna dayanak olarak da İslâma tavizsiz bağlanmasını gösterirler.Onlara göre, dünya zamanla değişiyor.Değişen dünyaya ayak uydurmak gerekir.Oysa Akif çağdaş bir insandı.Yani çağın ilminden ve tekniğinden haberdardı.Hiçbir zaman,başını kuma gömerek dünyadan habersiz yaşamayı tercih etmemiştir.Lâkin manevî değerlerinden de asla taviz vermemiştir.Onun için de,bazılarının gözünde taassupkâr bir kişi olarak görülmüştür.
    Bilindiği gibi “medeniyet” Arapça kökenli bir kelimedir.Bu kelimenin başındaki “mim” harfi kaldırıldığında “deniyet” olarak okunur. “Deniyet” de “hayvanlaşma” demektir.Akif,medeniyetin,deniyete dönüşmesine karşıdır.Onun için,Batı medeniyeti hususunda ince eleyip sık dokumuştur.Çünkü onların inançlarıyla bizimkiler hiçbir zaman birbiriyle bağdaşmaz.Osmanlı Devleti’nin yıkılışına sebep olarak da,Batı’ya körü körüne bağlanışımızı gösterir.Çünkü Osmanlı’nın son dönemlerinde Batı’nın ilim ve tekniğinden ziyade,modası takip edilmiştir.Avrupa’ya teknoloji transferi gayesiyle gönderdiğimiz talebeler,kimliklerini kaybederek melez bir hâl üzere geri dönmüşlerdir.Bilimden nasiplerini alamamışlardır.Akif bu hususta Japonlar’ı takdir etmektedir.Çünkü onlar yozlaşmadan Batı’nın teknolojisini ülkelerine taşımışlardır.Gelenek,görenek ve inançlarından asla taviz vermemişlerdir.Ona göre Japonlar,tevhid hariç,müslümanlığın bütün gereklerini, farkında olmadan, yerine getirmektedirler.Akif,biz Müslüman- Türk milletine şu tavsiyede bulunmaktadır:
    “Alınız ilmini Garb’ın,alınız sanatını,
    Veriniz mesainize hem de son süratini
    ……….
    Sade Garb’ın,yalnız ilmine dönsün yüzünüz
    Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız
    Çünkü milliyeti yok sanatın,ilmin yalnız.”
    Akif,ilme ve teknolojiye hayrandır.İnsanların yerinde sayması,onu rahatsız eder.Batı’dan gelen her şeye önyargıyla yaklaşan kaba softalara da kızar.İfrat ve tefritten uzak durulmasını ister.Her konuda ölçülü hareket edilmesinden yanadır.Batı’nın teknolojisini alırken,onu da kendi millî rengimize boyamamız gerektiğini ifade eder.Yani taklide şiddetle karşı çıkar.Çünkü taklit hiçbir zaman aslı kadar mükemmel olamaz.
    Akif’e göre Batı,geçmişte Müslüman Türkler’e karşı kötü bir imtihan vermiştir.Onun için İstiklâl Marşı’nda Batı medeniyetini “tek dişi kalmış canavar” a benzetir:
    “Ulusun,korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar? ”
    Burada sözü edilen medeniyet,Batı’nın ahlâksızlıklarıdır; yoksa,ilim ve teknik değildir.Sözlerimi,Akif’in,Batı’nın ilim ve tekniğiyle alâkalı değerlendirmesiyle bitirmek istiyorum: “Avrupalılar’ın ilimleri,irfanları inkâr olunur şey değildir.Heriflerin ilimlerini,fenlerini almalı; fakat kendilerine asla inanmamalı,kapılmamalı.”
    Akif’in ne kadar doğru söylediğini bugün yaşadıklarımız göstermiyor mu?


    M.NİHAT MALKOÇ

    Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni/TRABZON

    e-mektup: mnihatmalkoc@hotmail.com

  • Nurhan Dallı
    Nurhan Dallı

    Ben böyle bakip durmayacaktim, dili bagli,
    Islam'i uyandirmak için haykiracaktim.
    Gür hisli, gür imanli beyinler, cosar ancak,
    Ben zaten uzunboylu düsünmekten uzaktim!
    Haykir! Kime, lakin? Hani sahipleri yurdun?
    Ellerdi yatanlar, saga baktim, sola baktim;

  • Ertugrul Şahin
    Ertugrul Şahin

    MEKANIN CENNET OLSUN EY ÜSTAD

TÜM YORUMLAR (8)