Kayseri-Pınarbaşı doğumlu. İlk,orta ve lise öğrenimini Pınarbaşı'da tamamladı. Kayseri Eğitim Enstitüsünü bitirerek Sınıf Öğretmeni olarak göreve başladı. Bayrağın dalgalandığı her yer Vatan diyerek Erzurum, Malatya, Bursa ve Antalya'daki çeşitli okullarda Sınıf öğretmeni ve yönetici olarak çalıştı. Şu an Emekli Öğretmen olarak yaşamın tadını bulmaya çalışanlardan.
Edebiyata çocukluğundan beri ilgi duyar. Şair ve Ozanlar yüreğinde hep yer alır. Müzikse hayatının vazgeçilmezi. Özellikle otantik Halk Müziği.
Şiir denince aklına hece ve kafiyeli şiirler gelir. Yani manzum şiir. Şiir ona göre türkü tadında olmalı. Yunus'u, Karacaoğlan'ı anımsatmalı. Gümbür gümbür ses verip yürekteki duyguyu haykırmalı. Sevgi kokmalı, hasret esmeli ve de gerekirse haksızlığa kafa tutmalı, mazluma taraf olmalı.
Ozan yürekli şair; 'Doğrusu bazen serbest şiirleri nesirden ayırt etmekte güçlük çekiyorum. Kısacası hece tarzındaki ahengi serbest şiirlerde çoğu zaman bulamıyorum. Ya da duyguma hitap etmediği için zevk alamıyorum. Duygunun işlendiği her söz değerlidir. Serbest şiirlerde de belki duygu var, sevgi var ama bence hece ve kafiyeli tarzda ki şiir tadı yok. Belki çağdaş, belki evrensel ama ben yüreğimde hissettiğim tadı bulamıyorum.' diyor
Yine kelimelerin ahengiyle dans eden şair diyor ki; 'Bu kültüre hizmeti olmuş ve olabilecek herkese sevgi, saygı ve minnet duygularımı sunarım.'
'Bu deryaya bir damlada ben katkıda bulunabilirsem ne mutlu bana. Okurlarıma sevgi ve saygılarımla.'
'Karınca kararınca, özelimizde kalan duygularımızı ifade etmemize ve paylaşıma sunmamıza vesile olan Değerli ANTOLOJİ yönetici ve ilgililerine bu büyük hizmetlerinden dolayı teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca yorumlarıyla bana destek olup şevk veren Değerli Şair ve şiir sever dostlarıma da canı gönülden saygı,sevgi ve teşekkürlerimi sunarım. Bir gün kitabı olanlar arasına katılabilirsem ve de şiirlerimi türkü sözü olarak bestelenmiş görebilirsem çok mutlu olacağım. Bundan sonra denilecekleri de okurlarıma ve zamana bırakıyorum.' diyerek noktalıyor diyeceklerini.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Serafettin Hansu
Tüm YorumlarAllahın selamı üzerinize olsun saygı deger abim, bu arada irfan abimede saygılarımı iletirm,iyi ki sizi buraya davet etmiş,sizi burda gördüğüme ben de cok sevindim...kalp kalbe karsı derler,grup yeni ama insaallah sizlerin bizlerin sayesin de büyüyecek ve seviyeli sohbetler ve şiir paylaşımlarımız o ...