Kimi yolda kimi fabrikada kimi depoda
Gecesi gündüzü belli olmadan çalışan
Alın terini ekmeğine katık eden
Demiryolcu çocuklarıyız biz
Elimizde bir dilim salçalı ekmek
Burnumuzdan akan
Karanlık kapkaranlık
Karanlığı delip geçen bir ışık
Fırtınada bir umut
Görsen için gider
Uzansan yakalarsın
Geceyi hiç kaçırmaz
Bir tren daha geliyor seferinden
Kiminlerini ayırmış sevdiğinden
Bazılarınıda getirmiş sevdiğini gurbetten
Şimdi ise bakım ve onarım zamanı
Yeni aşıkları ve sevenleri
Ayırmaya veya kavuşturmak için
DİDEM
Hani sen sinektin Işıl’la
Geveze gecede düşlerinizde kelebekler
Grafon kağıtlarından fener alayları vardı ay ışığında
Geçmişti yalan peygamberler eşliğinde sinekler
Uzak ülkeler düşlerinizde gökkuşağıydı kaçacaktınız birlikte
DİDEM
Hani sen sinektin Işıl’la
Geveze gecede düşlerinizde kelebekler
Grafon kağıtlarından fener alayları vardı ay ışığında
Geçmişti yalan peygamberler eşliğinde sinekler
Uzak ülkeler düşlerinizde gökkuşağıydı kaçacaktınız birlikte
Dün akşam Pul biber Mahallesine uğradım
Salgın saz çalıyordu klarnetçilerin yanında
Her tarafa her zamanki gibi dağılmıştı kedi tozları
Maskeler kollarında zeybek oynuyorlardı
Acı kapı kollarına bulaşmış göbek adlarıydı sokakların
Zeyna'nın yavruları apartmanın bahçesini yalıyorlardı
Herşey boş sokaklarından geçiyorum
Saat erkene 5 kalayı vuruyor
Gözlerim gökyüzü .gözlerim yeryüzü
DÜŞLERİM
ESkimiş bir şehrin ağrısıydı
Porsuğun kokusu
Her gün başka bir renk akardı
Basmanın atıklarından balıklar boğulurdu
*
Düşlerimin arasında bir düşte
Bir kuş bir güvercin yok yok
Qlsa olasa kanadı bir kırık bir serçe
Düşlerimi
Atıyorum torbama
Saklıyorum koleksiyon yapıyorum
Çocukluğumdan çikolata tadında hatıralar
Fıkralar masallar
Çerçevelenmiş umutlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!