Özgürlük
Rüzgâr dudaklarımda çığlık gibi geçiyor,
Ay toprağın üstünde titriyor,
Ayaklarım toprağa bastığında ruhum gökyüzüne çiziliyor,
Gözlerim gölgelerle hesaplaşıyor,
Özledim
Özledim.
Bir kelime gibi değil,
Bir ömür gibi geldi bu defa dilime.
Sanki içimden değil de,
Özledim
Özledim.
Bunu kendime söylemekten yoruldum ama yine de dilime geliyor.
Neden?
Çünkü içimde başka hiçbir kelime bu kadar ağır durmuyor.
Özlemek bu
Özlemek…
gecenin göğsüne gizlenmiş
ince bir sancı,
yıldızlardan damlayan sessizlik.
Özlemek ile Ölmek Arasında
Özlemek,
ölmeden ölmenin sanatıdır;
gözleri açık, nefesi diri,
ama kalbi kendi içine gömülü bir mezardır.
Paylaşın Gülüşünüzü
Birçoğumuz susuyor, biliyorum.
Kimimiz sadece izliyoruz…
Hayatın içinden geçip giderken,
bir şeyleri içimizde tutuyoruz.
PİSKOPAT SEVGİLİ
Geceyi cebinde taşıyan,
Suskunluğu bile emir gibi duran bir adam…
Adımlarından gölge dökülürdü yürüdüğünde,
Gözleri, adımı atarken bile beni tartardı:
RUHLARIN GİZLİ GEÇİDİNDEN
Gece, omzuma çöken bir ağırlık değil artık;
senin adını saklayan eski bir harita gibi açılıyor karanlık.
Rüzgâr, saçlarının kayıp kokusunu taşırken
kaldırımlar kalbimin çatlaklarını ezberliyor.
Ruhuma Eğilen Aşk
Biz birbirimize,
bedenin geçici sıcaklığından değil;
ruhun sessiz çağrısından yaklaştık.
Senin kalbinden süzülen ince bir gölge,
Sade Çay
Artık her şeyin sesi azaldı.
Sokak da, kalbim de, o eski telaş da.
Bir tek saat tıkırdıyor hâlâ,
sanki zaman değil de, sabır demleniyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!