yas tutup gönlüme doldurmadım gam
insanın fitratta evrimi sevdim
temel tüketime yapılmasın zam
genellikle lale devrini sevdim
kovdum hep kapımdan koymadım acı
Zenaat gelir geçer sanat bakidir
dik durur eserin uzun asırlar
bağlar yine aynı ile vakidir
ayağın altıda bazı nasırlar
sırtına giyin bir derviş hırkası
aydınlık her yanı nura boğarken
karanlık odalar loş bendedir
herkese bahar yaz güneş doğarken
insanı dondurur kış bendedir
çektirsem gidip gücüme
Yok ölüden tek bir farkı
gençliği elden kaçınca
ben söyler dururum şarkı
yoncalar.. çiçek açınca..
inceden salınır bayrak
var idi bir köpek ne tüyler parlak adeta ipek
ne bel onaş pak.. yaani.. şakülüde doğru değildi pek
sabahtan akşama dek yemez ne yal ekmek ne kepek
dirayetine şaşan derdi bu tam köp oğlu köpek
katiyen yemez aş.. daima aç karna gezer tozar
Bir koku peydahlanır
ıhlamurlar altında
deli gönül şahlanır
ıhlamurlar altında
meltemi hafif eser
dün çarşıdan aldım kalem.. kalem değil sanki alem
içimdeki hüzün elem.. denen gibi yazamıyor
ökçe der topuk adına.. böyle şiir sanatına
papuç diyor inadına.. ayakkabı gezemiyor
rağbet görmez işte dilde pütürü
iner çekiçleri.. örseler seni
küfür etme içte hınçtan ötürü
götürüp çarmıha.. gerseler seni..
adam güdemezmi teke erkeci
adamın aleyhi deli deme bilip bilişmeden
mümkünse ipi çözmeli gözlerine ilişmeden
tez hakkından gelmelidir yumruk bağrı delmelidir
bol kalsiyum almalıdır kemikleri gelişmeden
babası köyde korucu öpüşmek bozar orucu
hece öldü.. gece.. kalktı cenaze..
sepette serbes var.. aruz.. düştü en aze
münasıp bir sözü arama boşa
bu zaman manasızı gider daha çok hoşa
hoşaf deyince hoşafın yağı kesildi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!