Hüseyin Çubuk: Hayatı, Biyografisi, Eser ...

Şiir Yarışması
49

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

HÜSEYİN ÇUBUK HAYATI

Hüseyin Çubuk
1962 Malatya / Doğanşehir / Günedoğru köyünde doğdu.
İlkokulu bitirinceye kadar kendi köyünde babasıyla çobanlık yaptı..

Şair, ortaokul 1. Sınıfın ilk yarısını Ceyhan / Arif Yaltır kardeşlerde, ikinci yarısını Doğanşehir ortaokulunda ve ikinci, üçüncü sınıfı İstanbul /
Bayrampaşa / Hürriyet ortaokulunda bitirdi.

Liseye çok kısıtlı bir zaman ve imkânlarla dışarıdan bitirme sınavlarına katıldı.

Vatani görevini, 66/3 devre kayıbı olarak Ankara / Etimesgut Tank taburunda,
Usta birliğini, Erzurum / Laleli Tank taburunda tamamladı.

Şair, İstanbulda yaşıyor; emekli ve iki çocuk babası.

Şairin henüz yayımlanmış kitabı yok.


Eserleri



Çocukluğumuz hiç bir yere gitmedi
hep yüreğimizde kaldı..

Çünkü; o,
Kimi zaman, aşkı anlatan bir şarkıda, yağmurun sesi..

Kimi zaman, güzelliği anlatan bir şarkıda, ılgaz dağının yüceliği..

Ve kimi zaman ise; öğretmenimizin başımıza uzanan şevkatli eliydi..


Hüseyin Çubuk

___________


Ölümler, ne zaman din ile, töre ile yorumlansa;
Töre kurbanı bir ana,
Bir de, on yedisinde ana katili olmuş, bir çocuk gelir aklıma..
Utanırım..

20/5/2015

Hüseyin Çubuk

__________

Vicdan ve ahlâk yoksunu bir yetişkin; ruhu ölü insandır.
Onun düzeleceğini beklemek, kurumuş ağaçtan yeşermesini ummak gibidir.
Kurumuş ağaç bile hâlâ faydalıdır, ancak bozulmuş insan, insanın en tehlikelisidir.

Hüseyin Çubuk

_________________


AHLÂKSIZLIK, TEDAVİSİ OLMAYAN BİR ÇÜRÜME HASTALIĞIDIR!

Dolandırıcı, dolandırıcılığını
Hırsız, hırsızlığını
Yalancı, yalancılığını
Hain, hainliğini
Sapkın, sapkınlığını bıraktığı zaman bilinki ölmüştür.
Yani; Ahlâksızlık, tedavisi olmayan bir çürüme hastalığıdır!

Hüseyin Çubuk

____________

"Ölüsü olan bir gün, delisi olan hergün ağlarmış"

Oysa;
Şimdiki devir, delinin ahlâksızlaştırıldığı devirdir..

Yani; Deliyle başetmek zordur, ancak delinin ahlâksızıyla başedebilmek imkânsızdır!

Hüseyin Çubuk

_____________

Ahlâksız insanların, haklı çıkmak için, çok kurnazca ve çok küstahça kullandığı hep ikinci bir yüzü vardır!

Ve ahlâksız insana inanıyormuş yapan insanlar da ahlâksızdır!

Hüseyin Çubuk

____________

Para, ahlâksızlığın hem örtüsü, hem dürtüsüdür!

Hüseyin Çubuk

___________

Ahlâkın Temeli, Utanmadır

Kötülüğü önleyen,
ne inançtır,
ne de yasalardır!

Çünkü;
İnanç, tıpkı rüya gibi,
Sadece, bilinçaltı dünyasıdır.

Yasalar ise; vicdansız ve cahil insanlar için
suç işleme hakkına dair bir algıdır..

Oysa;
Kötülüğü önleyen, vicdandır-ahlâktır; utanmadır!

Hüseyin Çubuk

____________

Ben bu illetten nasıl kurtulabilirim diye düşünmek yerine,
Aylarca, o konumunu yakınlarından gizleyen,
Yıllarca, o konumundan ötürü, ardına duracağı, yalan gerekçeler üreten,
Kendine uzatılan, her yardım elini geri çeviren, bir uyuşturucu bağımlısının,
O bağımlılığı, yıllar sürer..

Hele de, uyuşturucuya olan zaafı ahlâki ve vicdani duygularına oranla daha baskınsa,
O insanlar,
Her geçen zaman, ailesel değerlere, toplumsal değerlere yabancılaşırlar..
Çünkü;
O insanlar, o alemde,
O konumları için ürettikleri, yalan gerekçelerine, zamanla kendileri de inanırlar..
İşte o saatten sonra, o insanlar,
Kendilerine dost eli uzatanlar ile,
Kendilerini, o konuma düşürenleri karıştırırlar..
Yani; Adeta, yaşamı ters yorumlamaya başlarlar..
Kendilerini o konuma düşürenlere, dost,
Hala, tutundukları tek dalları olan, ailelerine ise, kin ve nefret ile bakmaya başlarlar ki;
İşte o anları yaşayan ailelerin, yaşadıkları anlatılamaz..
Çünkü; Öyle acılar var ki, kelimeler ile tanımlanamaz..

25/09/2014

Hüseyin Çubuk

________


Akrabanız da Olsa, Ticari İlişkilerinizde Mutlaka Resmi Bir Sözleşme Yapın!

Malum, içinde yaşadığımız kapitalist toplum, insanlara nasıl kazandığı ile değil, ne kadar kazandığı ile değer verir..

Hal böyle olunca da, bir gün mağdur duruma düştüğünüzde, elinizde mağdur olduğunuza dair, resmi bir belgeniz yoksa, vay halinize..

Çünkü, haksızlık yapan hiç kimse, evet haksızlık yaptım ama, sorun bakalım neden yaptım demez..
Tam tersine, o kişi, ve ya kişiler, minareyi kılıfına çoktaan uydurmuştur bile..

Zaten, içinde yaşadığımız kapitalist toplumda, insanlar çoklukla, inanmak için kimin doğru, kimin yalan söylediğinden çok, çıkarlarına hangi tarafın uygun düştüğünü gözetirler..

Ve, zaten öyle olmazsa, hiç kimse kimseye kötülük edemez..
Kötülük yapan insanları güçlü kılan, onların kötülüklerine göz yuman insanlardır!

Yani; Bu mağduriyetiniz, geniş bir kitle tarafından biliniyorsa, sizi mağdur eden kişi ya da, kişiler, bir ömür, kendilerinin o haksız davranışını savunmak için, bir de üstüne üstlük, her dolaştıkları ve her oturup kalktıkları yerde, sizi kötüleyeceklerdir..

Çünkü;
Haksız kazanca yönelecek kişiliğe sahip insanlar için yalan söylemek, iftira etmek, çocuk oyuncağıdır..
Çünkü, onlar utanmayı sıkılmayı çoktaan aşmışlardır bile..

Yani; Böylesi durumlarda mağdur olmakla da kalmazsınız,
Bir ömür, o kişiliğe sahip insanların kötülüklerine de maruz kalırsınız..

25/09/2015

Hüseyin Çubuk