Ah Benim Cennet Sevdalım..

Hüseyin Çubuk
55

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

Ah Benim Cennet Sevdalım..

Ah benim cennet sevdalım,
Ah benim aklını mantığını kullanmayanım,
Ah benim kendi özüne, kendi vicdanına yabancılaşanım..
Ah benim düşünmeye bile korkanım..
Uyan artık uyan!
Aç gözlerini de şu kan gölüne dönmüş orta doğuya bir bak!
Bu Dünyandan başka bir dünyan yok!
Eğer olsaydı,
Onu, Tanrı her dilden, kocaman yazılar ile gök yüzüne yazamazmıydı!

Sahi, insan konuşurken,
Tanrı, kendisi dilsiz mi!
Onu anlatmak, kendi yarattıklarına mı kaldı!

Şahinin, diri diri parçaladığı bir serçeyi düşün..
Çakalların, diri diri parçaladığı bir ceylanı düşünün..
Dünya da, her gün açlıktan ölen onlarca bebeği düşünün..
İşkence tezgahlarında, günlerce, inim inim, inleyen bir aydını düşün..

Hiroşimayı, nagazakiyi, atom bombası ile yakılan bebekleri düşün!
Tanrı biliyormuydu, yarattığı o bebeklerin, bir gün diri diri yakılacağını!
Yoksa, tanrı o gün emperyalistlere engel mi, olamamıştı!

Sahi, adalet hiç ertelenir mi!
Lütfen düşünün..
Adalet, hiç işkence ile telafi edile bilir mi!

15/06/2014

Hüseyin Çubuk
___________________

Ahiretin nerede olduğunu söyleyemeyen bütün dinler yalancıdır!

Hüseyin Çubuk

_________________

Hikayesi;
_______

Bir düşünür derki;

" Konuşmaya korktuklarınız, düşünmeye korktuklarınıza dönüşür"

________________

"İnsan yapımı bir tanrı hiç kuşkusuz kendini tanıtmak için insanlara ihtiyaç duyar"

-Percy Bysshe Shelley

_____________________________
_____________________________

BİZLERİ TUZAĞA DÜŞÜREN ARZULARIMIZ.. (Alıntı)

Asya da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır.
Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı
büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz.

Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar
geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü
tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği
bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.

Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey,
arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest
bırakmak ve dolayısıyla hür olmaktır!

*Joseph Goldstein
____________________________________
____________________________________

BEŞ MAYMUN HİKAYESİ..

Kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur

ve tepesine de iple bir kangal muz asılır.

Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak

istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkılır.

Her bir maymun aynı denemeyi yapar, buz gibi soğuk suyla ıslatılır.

Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar.

Bir süre sonra muzlara doğru hareketleneni diğer

maymunlar engellemeye başlar. Su kapatılıp

maymunlardan biri dışarı alınır, yerine yeni bir maymun konulur.

ilk yaptığı iş, koşup muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur.

Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu bir de döverler.

Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir.

Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.

Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri

tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur.

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk atağında

diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni

gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda

hiç bir fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır.

Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi de

yenileriyle değiştirilir. Ama tepelerinde o bir kangal muz hala

asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır.

Neden mi? Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmektedir...

işte bu nokta organizasyonel (ya da toplumsal) negatif öğrenmenin

şartlanmanın başladığı yerdir. Artık Türkiyede olduğu gibi kötü

yönetilmeyi ve maymun davranışını kanıksarsınız, hatta hayatınızdan

memnun olmaya başlar, kurulu düzenin savunucusu

olup karşı çıkana da en çok ve en iştahla siz engel olursunuz

İşte ideolojilerin tabulara dönüşümünün hoş bir anlatımı...

(Alıntı)

______________________________________


Batılılar geldiklerinde ellerinde din kitabı,
Bizim elimizde topraklarımız vardı.
Bize gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.
Gözümüzü açtığımızda,
Bizim elimizde din kitabı,
Onların elinde topraklarımız vardı..

Jomo Kenyatta
(KENYA Kurucu Devlet Başkanı)
_____________________________________
_____________________________________

Hüseyin Çubuk
Kayıt Tarihi : 2.4.2017 09:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Çubuk
    Hüseyin Çubuk

    'İnsan yapımı bir tanrı hiç kuşkusuz kendini insanlara tanıtmak için insanlara ihtiyaç duyar'

    -Percy Bysshe Shelley

    Cevap Yaz
  • Filiz Kalkışım Çolak
    Filiz Kalkışım Çolak

    ne kadar yerinde bir çalışma...umarım mesaj adresini bulur...sonsuz saygılarımla...++10..

    Cevap Yaz
  • Nurten Işılak
    Nurten Işılak

    Aydınlatmak adına paylaşımlarınıza verdiğiniz emeğe teşekkürler...

    Yüreğinize sağlık

    Cevap Yaz
  • Nimet Öner
    Nimet Öner

    Hüseyin Bey ..Değerli çalışmanızı ders alarak okudum ,inşallah bir çok kişi ders alır diye düşünüyorum.bu güzel eserinizi canı gönülden kutluyorum.bir yazımda yazmıştım 'Tanrı sustukça siz konuştunuz ya bir gün Tanrı konuşmaya karar verirse'umarım savaşlar biter.diner anlamsız kan akışı...selam ve sevgilerimle.

    Cevap Yaz
  • Alaaddin Uygun
    Alaaddin Uygun

    candan tebrik değerli üstad

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (21)

Hüseyin Çubuk