Ey bende benden öte olan dost!
Bu dizeler sanadır.
Kelamları ardı ardına dizen dost,
İcraat neden yalnızca banadır!
Bilirsin gün yakmasın diye gölge olurdum,
Bir emanet hurmayla basladi hersey!
Hiçlik çekirdegi, tefekkur etiydi hurmanin.
Edeple kapliydi çehresi,
Tadi seher vaktinde sakliydi hurmanin!
Arslan Baba emaneti verdi yetim, öksüz Ahmed’e,
Hazır mısın?
Tut elinden içindeki çocuğun,
Büyüyüp serpildiğin köye gidelim.
Evvela bir ah çek şöyle derinden,
Ne kadar özlemişin bi görelim!
Geçen yılbaşıydı, hava biraz ayaz,
Kapımızı çaldığında içeri girivermişti yaz.
Gittiğin yer olurdu cümbüş-ü saz,
Bu yıl kapıları gözlettin Niyazi Efe!
Sen yoksun ya, ben de yoktum bu sene,
Boğazıma kadar batmışım sensizliğe,
Çırpınışlar kar etmez!
Sabır tanelerini bir bir dizdim tespihe,
Cemalin gözümden gitmez!
Bu böyle gitmez dedim bir gün!
Almata Çimkent arasındayım,
Bir ben bir de hasretimi sırtlayan kara tren!
Geceye bürünmüş raylardayım,
Sahip olduklarına şükretsin Rabbini seven!
Sevdam yollara düşmüş katar katar,
Örtemedi gözyaşların çıplaklığını,
Şaşkınca dünyaya merhaba derken.
İdrak edemezdi arka kapıdan çıkacağını,
Önünde koskoca bir ömür varken.
Önce emekledi, sonra yavaşça dikildi ayağa,
Ocaklara düşen her yangında,
Her feryad her figanda.
Toprağa düşen her bedende,
Gidişin tazelenirken bende,
Nasıl unutabildin beni?
İnsan, bitki, hayvan,
Her canlı sevgiye muhtaçtir.
Eğer merhamet yoksunuysan,
Yüreğin insanlığa açtır!
Kimileri vardır balasız,
Uzansam dokunacağım ama
Mahcubiyetimle kavruluyorum,
Yanıp kül oluyor,
Rüzgarınla savruluyorum.
Biçare, virane dolaşıyor,.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!