Bir sabah otağında sustu devletin sesi,
Rüzgâr bile eğildi, yavaşladı nefesi.
Atlar kişnemedi o gün, sancak durdu yerde,
Bir sessizlik yürüdü ordunun her neferde.
Çağ açan eller şimdi göğsünde birleşmiş,
Demir kapı kıran güç, toprağa yerleşmiş.
İstanbul ağlıyordu surlarına yaslanıp,
Minareler titredi ezanlara sarınıp.
Fatih gitti dediler… Güneş iner mi yere?
Aslan uyur dediler… Dağ çöker mi sefere?
O yalnız bir padişah değildi cihana,
Bir milletin yürüyüşü vurmuştu zamana.
Gemileri dağlardan yürüten irade,
Adını yazmıştı hem kılıca hem kağıda.
Adaletle eğmişti nice mağrur başı,
Bir elde ilim vardı, bir elde savaş taşı.
Maltepe ufkunda son kez baktı semaya,
Belki yeni bir fetih düşmüştü hâlâ maya.
Lakin kader çağırdı sultanı usulca,
Zaman kapı araladı ebediyen boyunca.
Şimdi her mayıs sabahı bir hüzün çöker hana,
Her Türk çocuğu duyar nal sesini zamana.
Çünkü Fatih ölmedi, bunu tarih bilir han;
Bir millet yaşadıkça yaşar Mehmed Han.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 15:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!