Sen geliyorsun,
toz bulanığı düş-üşlerimin sancısı,
soğuk ellerime uzanıyor usulca, sonra toprağa …
hiçbir zaman acelesi olmayan hüznü
konduğu tahttan ediyor kalp atışların,
adımların usul usul koşuyor sanıyorum tenimden içre,
Gözlerin doluyken konuşma
Üşürsün…
Özümün tapınağına koy başını
Belki huzur bulursun
Yanından mı geçtin aşkın?
...Yüzünde derin bir dize
......Dilinde ince bir kamçı
...............acıyı
.......İmgelemekte…
Bir mabedin kaidesine…
En tiz perdeden bir keman çığlığısın
sesini avuçlayıp urgan yaptığım,
gece sehpasının üzerinde
titrek bekleyişlerimin
süsü…
son lafı söyledin
git
susmak konuşmaktan yeğdir ya
bazen
İçimde bir deli çığ düşer
çıngıraklı bir yılan gibi
Ney sesi miydi duyduğum
Odun diye kendimizi
Yaktığımız ocakta.
Gaye dolu öpüşler silsilesi
Aşkın saçaklarından akarken
Aşka dair bir sır vermek sana
İstemez miydim? âmâ
Tüm içten fısıldayışlarım
düğümdür boğazımda
yaşama dair bir sır vermek sana
I.poet:
Bebek gibi kıvrılıp uyumuş
nice mahşer tohumu saklar tenin
ellerimde yangın …
Oğlum'a...
Gözlerin umuda açılan penceremdir.
Her baktığımda göğsümde çırpınan
kuş iyileşir.
Bir gece vakti öpmüş olmalı ki melekler
.......................................................“Yaşayamamaktan yoruldum...” Oğuz ATAY
Çürümüş bir ağacın gövdesinde ağlamak
ne ağaca ne bana deva...
umutlu bir bekleyişti sevda




-
Erdal Kök
Tüm Yorumlardeğerli arkadaşım seni seviyorum şiirin çok güzel yüreğine sağlık bu şiiri bize okuma imkanı verdiğin için teşekkür ederim