Gel otur yanıma…
Başımızı her belaya sokalım…
Sonra bir akbaba sürüsü
Ayıplasın bizi
Neden ölmedik diye…
Göktaşıydı gözlerinden düşen
Bense ayak uçlarına eğilmiş mavi
Masmavi olmayı bekleyen
Elimde mahşer alevi
Mabetleri tutuşturduğumda
yürüyordu genç kız
yanından geçerken bir amca
la havle vela kuvvete dedi
sanırım kızın eteği amcaya göre miniydi
ona kızdı…
elinde asası bilge bir adamdır zaman
alazlayıp yüzümü geçip gider
tebessümü unutmuş suretime
nice güzel yüzlü çocuklar bakar
gözlerinden
ben her birini öperim
Geçmiş gürültülü atışıdır kalbimin
Mor halkalarında gözlerimin
uykusuzluğum çocuklaşır
Sur’a kim üfler geceleri, hiç bilmem
Gümbür gümbür…
Gelen kaç ölüyü avuttum içimde…
hırçın bir suretin siluetiydi
çehresinden arta kalan kırıntı
gözlerinde donmuş
bir mercanın
beyaz meyvası…
ayakları şiirlerin...
dokundukça denizin terli tenine
bir deniz kabuğu alıyor
adını öğretiyorum
yalınuyak yürüdükçe...
özlemimden kale yaptığım sahilde
'İstanbul elbet fethedilecektir, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, o askerler ne güzel askerlerdir...'
.........................................................................................Hz.Muhammet(S.A.V.)
Bedenin dekorunda soyunurken gün
Yine kanım yürüyor yalnızlığa
Beni yalnız betimlemiş
çamurdan adam yapan çocuk
“Çok kalabalıksın” diyor
“Tenhalıklarındaki seviye dön çabuk.”
Hangi musluğu açsam can akar tenden içeri
Mumu söndürür efsunlu bir nefes de
Ölgün yüzlü bir dervişçesine doğrulur düş.
Ölüm sonsuz uykusunda Sen uyan
Bak!




-
Erdal Kök
Tüm Yorumlardeğerli arkadaşım seni seviyorum şiirin çok güzel yüreğine sağlık bu şiiri bize okuma imkanı verdiğin için teşekkür ederim