Göğüs kafesimde yuva kuran, dertler eğitti özümü,
Tanıdıkça şahit olduğum, yaralar derinden ürkütür,
Hırpalanan şu yüreğimde, ağırlık yaratan sızılar,
Aniden uyanıp bugünde, eskiye bakarım uzaktan.
*
Tüm insanoğlu duymuş mudur, yürekten inanma hissini,
Şu kor alevlerin söndüğü, anlarda esen rüzgarları,
Yüzük takılıp gülüşen yüzlerin, masum tebessümünü,
Tamamına aşinayım, yüksekten çekilmiş acılarla.
*
Ayrı düşen yolcuların, hüzünleri parçalar içimi,
Şu derin okyanusta boğulanlar, kıyıya vuramıyor,
En büyük acıyı çekenler, döktürüyor yanık ezgiyi,
Tutku alevlerinin heceleri, süzülür nağmelerden.
*
Dygular kağıda sığmaz, dile gelmez, asla kavranamaz,
Çekilen çileler, güçlü uyarı şeklinde farkedilir,
Tutsak düştüm, aydınlık yönü gösterin bakışlarla lütfen,
Duvarı yıkılıp kırılan, zindandan sıyrılıp uçarım.
*
Ne ara tutuldum yüzüne, peşinden sürüklendim gittim,
Zarafetin parlıyor, geçmiş günleri aşarak sınırsız,
Çiçekler içinde, adımlarını seyrederken çıldırdım,
Yanına vararak, tutkumu dağlara göklere sunarım.
*
Kimi tutku simsiyah renktedir, zihinleri yok ediyor,
Gözleri ağaçtan topraktan ayırmak, imkansız oluyor,
Açlık unutturur lokmayı, yutturamaz insanoğluna,
Eriyip tükendi bedenim, galiba toprağa düşecek.
*
Zihnimi bulandırdı tutku, durmadan avare gezerim,
Büsbütün karanlık çökmedi, içimde seziyorum ışık,
Zorlu anlarda takat biter, yaşamaktan usanıyorum,
Sıkıntı bastığında, ruhum teselliyi yüzünde buldu.
*
Fâni tutkulara verilen, Leylâ ile Şirin masalı,
Yaradan beşeriyeti, zor imtihandan geçirir sıkça,
Yalancı hislere aldanan, dilberler azabı tadacak,
Ulu Tanrı makamından, özümü paklamayı isterim.
*
Fikrini topla Yunus, yolunu nereye çizeceksin seç,
Yüce inancın noksansa, uyuduğun mezar teni sıkar,
Büyük uyanış sabahında, çaresizlik içinde kalma,
Hükmümü verdim, kovuyorum göğsümden, beşeri tutkuyu.
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 21:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!