Hoşçakal Şiiri - Ahmet Yusuf Yılmaz

Ahmet Yusuf Yılmaz
20

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Hoşçakal

Hoşçakal...

Umudumu, neşemi, korkularımı, ihtiyaçlarımı,
Kederimi, utançlarımı, pişmanlıklarımı,
Bana öğrettiğin şarkıları, yaşattıklarını,
Ettiğin sitemlerini, azarlarını,
Hakaretlerini, aşağılamalarını,
Merhametini, acımasızlığını,
Ne istediğini bilmeyen hallerini,
Cebine koydum ve gidiyorsun, gitmişsin...

Ağzından eski sevdalar,
Hakiki sevgiye olan hasret düşmezdi senin.
Fakat,
İçinde bitmek tükenmek bilmeyen bir esaret,
Kanıtlama isteğiyle boca edilen bir ton emeğin vardı senin.
Arzuladığın hayatı elinin tersiyle itmek gibi bir alışkanlığın da vardı senin.
Sanki bu dünyada;
Duygu namına atılan her adım,
Küçümsenmesi gereken ve bir zemini olmayan,
Aşırılıktan başka bir şey değildi senin için.
Hele bu aşırılığa öylesine özenirdin,
Bir günlüğüne bile olsa;
Şarkıdan, şiirden, aşktan başka bir dert yokmuş gibi,
Gerçekler, kafanda koyduğun sınırlar yokmuş gibi,
Bu katılık, sıkıcılık yokmuş gibi yaşamaya öylesine özenirdin ki...
Beni sevmek bile bir aşırılıktı senin için;
Hiçbir standarda uymazdı çünkü.
Hiçbir öğrenilmiş çaresizliğe uymazdı,
Çünkü çare bulunmuş olurdu;
''Böylesine farklı insanlar birbirlerini sevebilirler.
Çünkü farklılıktır birbirini tamamlamak...''

Sanki hayattaki tek ciddi sorunları sen yaşardın,
Ve biz şebeklerin gönlü olsun diye katlanırdın.
Zaten malumun ilanıydı bu, senin ağzından.
Dürüstçe, kovarak, söverek reddedebilirdin en azından.
Bu hakir görme alışkanlığın bir işe yarardı birazından.
Boynumdaki tasmayı çıkarınca değil de,
Senin esirinken bu kemiği atsaydın önüme.
Ama bu ilgiyi, bu sevgiyi reddetmek de kolay değildi,
Kabul etmek de...

Birbirimizin hayatındaki yerimiz öylesine azdı ki artık,
Bu varolan düzen bari yıkılmasın diye;
Devamlı arkadaş olduğumuzu hatırlatma telaşı sardı içini.
Doğum günümü kendiliğinden bir kere hatırlamışlığın yokken üstelik.
Ama yine de bunun adı inanılmaz bir arkadaşlıktı.
Benim aşkım olmasa,
Tartışmalara meze olacak başka ne vardı acaba?
Yarı ciddi, yarı gayrıciddi bir mertebedeki aşkım...

Hem suçlu, hem güçlüyüm senin gözünde...
Çünkü hiçbir zaman suçlayarak,
Hakaret ederek çıkmadım hayatından.

Çok incindim,
Hak ettiğimi düşünüyorsun...
Olsun...
Ben seni hiçbir zaman kötü anmadım,
Anmayacağım...
Ben senin gözünde hep suçluyken,
Sen benim gözümde hep mağdursun.
Çünkü mağdurken hep daha güzelsin.
Güzel kadındın sen,
Neyse bu başka bir mevzu...

Hayatıma girip çıkanlardan sonra,
Daha iyi fark ediyorum,
Müthiş bir kadın olduğunu.
Dırdırın çekilmezdi belki,
Belki yine bir hakaretine kırılırdım,
Ama sonra bir çay dolduruşuna tav olurdum...
Herhalde...

Ne yazık!
Kimse sana baktığım gibi bakmayacak.
Bunu da kanıtlamaya kalkmazsın herhalde,
Heba edilmiş bir emek kombinasyonu daha olur elinde.

Allah mutlu etsin.
Bazen içime doğuyor,
Gözlerim alışkanlıkların, anıların tesiriyle beraber doluyor,
Uzaklardan da olsa, iyi olduğunu bilmek
-ki uzaktan uzağa daha iyi-
Beni mutlu ediyor...
Sana ihanet edenleri de gördüm az önce,
Omurga sorunları yaşanmış.
Olsun... Takma kafaya...

Umarım sen de beni iyi hatırlarsın.
Hiç hakaret etmeyen,
Olduğun halinle kabul eden,
Sevgisiyle kuşatan,
Gönlü bol,
Seni çocuklaştıran,
O özendiğin hayatı sana sunan, zaman zaman,
Bir adam olarak hatırlarsın, umarım...

Hoşçakal...


Ahmet Yusuf Yılmaz
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 01:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!