mavi tabutun içinde,
porselenin soğukluğuna uzanmışım,
açıyorum musluğu,
paslı borudan sızan,
tanrının günahlarımı haşlamak için gönderdiği tuzlu asit.
deri yansın, diyorum,
bir meyve kabuğu gibi soyulsun şu benlik,
I
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!
Devamını Oku
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta