Görünüşte güzel çirkin var ama
Gönüllerde hepsi birdir sevince.
Sevenlere katmer gelir bazlama,
Diken bile açan güldür sevince.
Çirkinlik bakırsa sevgi bir kalay,
Üşüyorum, ağustosta kardayım,
Bir nefes ver, ısıtmıyor kor beni.
Sol yanını hissedecek yerdeyim,
Tut elimden, yüreğinle sar beni.
Bahar ol, bağrımda açılsın güller,
Kokuyu alan geliyor, toplanıyor birer birer;
Karada pis mahlûkatlar, Akdeniz de dev gemiler.
Doyduğunu bilmesinler, “ot yiyoruz” deme çocuk!
Onu da elinden alır pusudaki haramiler,
Bilir misin senden önce kaç medeniyet yediler?
Mikrop var! Mikroplardan tedirgindir ahali,
Mikroptur, karanlığın aydınlıktaki eli.
Bir mikrop ki; babası “ithal mama ürünü,”
Kendisi hastalığın kronikleşmiş hali.
Adalet tekmelenip ilme parmak atılır.
Dişlendikçe “oy” deriz, sussak tırnak atılır.
Devlette Tıp ve Hukuk hak edenin olsa da
Özelinde zenginin tembeline satılır.
Ne din bilir, ne devlet, ne adaletten anlar,
Kaymakçı zihniyetin türettiği piyonlar.
Her temizlik zamanı bunları süpürürken,
Süpürgenin sapına dolar “bukalemunlar.”
Ver “topuna” – “alayına”
Çal mehteri! Hoş geliyor.
Kim bastı kuyruklarına,
İnlerinden ses geliyor.
Yolumuz uygarlık yolu,
Umut yollarında kar çiçekleri,
Açtı gayrı bahar vakti yakındır.
Yaşandı gecenin tüm gerçekleri,
Geçti gayrı seher vakti yakındır.
Sevdalar, umutlar ve tüm dilekler,
Boynunda yal tenekesi,
Kör kuyudan gelir sesi,
Fazlalıktan bir lop için
Bu densizlik neyin nesi? .
Dalından kopan yaprağı
Ayak ezer, yel savurur.
Sahiplenmezsen toprağı
Harmanını el savurur.
Yürekten değilse bir ses,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!