Yalnız yaşıyordu garip köyünde,
Hastalık çökmüştü birden bedene,
Gelmez oldu artık kimse evine,
Üç gün önce ölmüş duyan olmadı.
Anam Ulu Çınardı,gölgesinde konaklar,
Büyüttü yavruları,salıverdi Okula,
Geçti yorgun seneler,soldu yeşil yapraklar,
Evde yalınız Anam,bakıyordu yollara.
Dua aldı Yavrular..
Böyle geçer sanma oğlum bu günler,
Sende yaşlanınca beni hatırla,
Belin bükülür de puslanır gözler,
Ecel yaklaşınca beni hatırla.
Kıtlık vardı Bağdatta,halk açlıktan ölmüştü,
Fakir garip bir hamal,rengi hepten solmuştu.
Bir evde taze ekmek,pişiyordu tandırda,
Duramadı hamalcık,dedi yok mudur bana.
Allah için bir ekmek,lokma girmez ağzıma,
Ununu elemiş,eleği asmış,
İşleri bitirmiş bakar emekli.
Yaşını almış da,saçı aklatmış,
Sineyi can özden yakar emekli.
Küçük büyük ergen,kızlı erkekli,
Okulda bahçede,oynar çocuklar,
Anne baba kardeş,gözler devamlı,
Mutfakta sınıfta,kardeş çocuklar.
Zül Fadıl Köyünde geldi dünyaya,
Mübarek yüzleri benzerdi aya,
Ankara boyandı onla nurlara,
Hacı Bayramı Veli var Ankara’da.
Hacı Bayram-ı veli,yetiştirdi talebe,
Hem halka sohbet eder,nasihatı herkese,
İnsanlar koşuyordu,Tekke dolar insanla,
Bağlıları çoğaldı,sığmaz oldu dergaha.
Etti şikayet onu,şerli vede hasetçi,
Bir kuş olup uçup gitsem,
Habibi ziyaret etsem,
Beytullahı tavaf etsem,
Rabbim göster cemalini.
Ya Muhammed as.,Gülsün sen,
Güzelliği,gülün Senden,
Kokusu gülün,hep Senden
Güllerin Efendisisin as .Sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!