İbrahim Edhem Sultan,Belh şehrinde,
Kılardı beş vakti,her gün camiide,
Bolca ederdi,fakiri himaye,
Halkı tarafından, sevgili kimse,
Gece,gündüz halka,koştu hizmete.
Ders veriyor mescidde,İ.Azam talebeye,
Diyor bu konular,olur İslama göre,
Girdi ansızın birden,ihtiyar içeriye,
Şikayetim var Hocam, beni dinleyin bir de.
Varacak kapım yok Allahım,
Seherde huzuruna geldim,
Kimseden istemem Allahım,
El açıp,huzuruna geldim.
Karlar yağar, gökten bize,
Her gün iner,ince ince,
Kimi büyük,kimi körpe,
Her an döner, bu kainat.
Sabahın seheri,kuşlar ötüyor,
Ezan okunuyor,herkes uyuyor,
Gaflet deryası,bizi boğuyor,
Namaz kılınıyor,herkes kıyamda.
Ticaret islamda bir kazanç yolu,
Ustaca yapanın cebi hep dolu,
Cemiyetin kalkınmadaki kolu,
Rızkın ticarette,onda dokuzu.
* * *
Muamelen düzgün,dine uygunsa,
Seçim gelmiş bana ne,
Seçim benim işim değil,
Kazanan alır ihale,
Haram benim işim değil.
Resul geçiyordu,kabrin yanından,
Dediler burda var,azap olunan,
İnci gibi aktı,yaşlar yanaktan,
Kabir azabı var,haktır o Dostlar.
Bir gün iki kişi geldi,Rabia'tül Adeviye'ye,
Gönlünden geçirdiler,yemeği helal diye,
Bir sail geldi-Ya Rabia şey'en lillah dedi,
Bunu işiten Rabia,ona evden iki ekmek verdi.
Bir saat sonra birisi geldi,bir ekmek yığınıyla,
İl oldukta ne olduk? Hani farkımız,
Yere tükürme aynı,yine yolda yürüyor halkımız,
Kahveler dopdolu,yine tembeliz,
Emekliler diyarı,can Kırıkkalem.
* * *
Hani diyorum,Kırıkkaleme oluyor yazık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!